Yazar

Duygu Asena'nın Aynada Aşk Vardısını sanki daha dün okumuş gibiyim. 2000li yıllar için bile son derece cesur bir kitaptı. Nil, Nilgün ve Nilüfer'in kurgudaki hayatları bile hala aklımın bir köşesinde; en sevdiğin kitap hangisi dediklerinde hala Aynada Aşk Vardı ilk aklıma gelen.

Türkiye gibi sanatını, sanatçısını, yazarını, müzisyenini, fotoğrafçısını gönülden sahiplenmeyen toplumlarda bu derece cesur yazarlar ne yazık artık üretemiyorlar. Üretmeleri için her türlü fırsat neredeyse ellerinde çekilip alınıyor.

Bakıyorum şöyle bir geriye, kimler kaldı eskilerden, Duygu Asena vardı, Ayşe Kulin var. Pekte fazlası yokmuş bana hitap eden. Şimdilerde kimler var? Elif Şafak var, sevmedim, okuyamadım, okumayacağım. Orhan Pamuk var, hala çözümlemelerini idrak edemiyorum. Bir Uğur Ziya Şimşek var, onunda içinde GLBTT ler geçen kitapları olmasa dili, güzelliği akıp gidecek...

Her seferinde keşke daha fazlasını verebilseler, hep daha farklı hikayeler, biyografiler, kurgular okuyabilsek diye içimden geçmiştir bu yukardaki yazarların. Duygu Asena gitti işte hiç ummadığım bir anda. Daha tanışamadık bile.

Paramparça'sı vardı birde onun. Bir çok eşcinselin yükseliveren sessiz çığlığı oluvermişti... Ne cevherler çıkmış Türkiye'den. Kimlerin değeri bilinmemiş.

Az önce Duygu Asena'nın Facebook'taki hayran sayfalarından birisini gezdim. Meğer ne kadar çok seveni varmış ve en önemlisi hala sevdikleri, kendilerinden birşeyler bulan yazarın yasını tutanlar, hala bekleyenler var. Facebook'ta herhangi birşeyi takip ettim ve ya etmedim diye kendimi bir yerlere koymam ama hakikaten haklı bir şekilde arkasından bu kadar insanı sürükleyebilmiş bir "aydın"ın hakettiği değeri bulamadan göçüp gitmedi gözümde bir damla gözyaşı ruh halini bana yaşattı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.