İstanbul Kültür Başkenti

18.01.2010 tarihli yazım:
Kültür etkinliği desem; değil. Festival desem; değil? Nedir bu "İstanbul ... Başkenti" sorusunda ... yerine gelecek yanıt?

Muhtemel ve dünya şartlarındaki benzerleri ile kıyaslandığında kültür etkinliği konusunda uzaktan yakından alakası olmayan ateş gösterileriyle süslenmiş konserlere harcanan binlerce lira para, sesi bir türlü çıkmayan ve muhtemelen o muhitte ilk kez konser veren sanatçılar, katıldıkları her organizasyonda olduğu gibi bunda da kendine geç gelip aksatma lüksü verebilen16 Sultan Erdoğan ve kafilesi, İstanbul'un kültür başkenti olmasının sebeplerinden bir tanesini İstanbul'a açılan lüks oteller olmasını savunan ve bununla övünen bir ajansın şişko koreografıyla birlikte İstanbul resmi olarak ... başkenti ünvanını aldı (hala ... nın yerine gelecek birşey arıyorum).

Ayn şehir, aynı zamanda en fazla işsizlik, en fazla gasp, hırsızlık ve adam öldürmeninde görüldüğü ayrıca en fazla göç alan bir Türk şehri. Yılbaşı geceleri birden ortaya çıkıveren ve kendilerine Taksim Meydanını mesken tutan amele kılıklı, ayağına geçirdiği beyaz spor ayakkabıları, üzerinde dar paça buz mavisi kotu; beyaz uzun kollu D&G çakması badisi ile tamamladığı poşusuyla kendisini moda sentezinin ortasındaki kişi zanneden abaza fortçularıyla ünlü olan şehrimiz. Yani hala İstanbul'dayız.

Merak ettiğim şey ise kültür etkinlikleri düzenlemek ile festival organize etmenin arasındaki farkı neden hala bir türlü ayırt  edememiş olmamız. İstanbul'a çekilmek istenilen turistlerin Türkiye'yle uzaktan yakından ilgisi olman metroseksüel (!) imajıyla Tarkan'ı ya bir gün, ya iki gün bilemedin beş gün dinler. Hele bu güzide konserler dizisi Taksim gibi İstanbul'a göç ile gelmiş abaza gruplarının birilerini düşürme umuduyla ceplerindeki 5 lira ile soğukta it gibi titredikleri bir muhit ise. Son derece güzel bir seçim. Bu muhitte özellikle yılbaşlarında eğlenmeye gelen bayan turistlere olan davranışımız göz önüne alınırsa son derece güzel bir seçim olduğunu söyleyebilirim canı gönülden.

Kültür etkinlikleri kapsamında konserler tabii ki yapılmalı ama günümüzde kültür deyince aklımıza sadece sarhoş gruplar, metroseksüel ve devri geçmiş (t)pop starlar veya sesi bir türlü çıkmayan; hatta sahneye çıktığı andan itibaren şarkıyı dinleyiciye bırakan sanatçıların konserleri düşünülmemeli. Müzeler tanıtılmalı, sanat galerileri anlatılmalı, workshoplar düzenlenmeli filan fıstık. Fakat güzide 2010 Ajansı yetkilileri İstanbul'un müzelerini tanıtmak için harcayacakları para yerine yedi tepeli şehrin yedi noktasına yerleştirdikleri birbirinden bet sanatçıların konserlerini duyurmayı tercih etmiş.

Ülkedeki işsizlik oranı %25lere ulaşmışken her gece milli servetimizi bu şekilde saçmayı düşünüyor olamazsınız, öyle değil mi?
...
Üzerinden neredeyse 12 ayın geçtiği ve bu süre zarfında 2010 Ajansının gözle görülür hiç bir işe imza atmadığı bir yıl oldu. İstanbul'un hala bir opera binası yok, CRR'den başka konser salonu yok; Ayamama hala taşıyor, şehrin içindeki geniş yollar birer Amazon nehrine dönüşüyor. Müzelere, tiyatrolara gereken önem verilmedi. Yeni müzeler oluşturulmadı. Kütüphaneler kurulmadı. Bizler hala kültür=müzik kavramı içinde debelenirken ajans aslında İstanbul'u bu önemli ödüle layık edemedi.

Geçmiş olsun.

13 yorum:

  1. ayakta alkışlıyorum seni!!!

    YanıtlaSil
  2. oturarakta alkışlayabilirdin şekerim :))))


    sizde gitmişsiniz meydana. geldi haberin kulağıma :)

    YanıtlaSil
  3. ahahhahaa :)))
    yok ayol ordan o kadar amelemi görünüyorum???
    valla gitmedim:))

    YanıtlaSil
  4. tebrikler güzel ve yapıcı bir eleştiri olmuş on yıldız:)

    YanıtlaSil
  5. Coach,eleştiri on numara olmus.Burdan iyi bir takipci ve gözlemci oldugunu anlıyorum.Lakin bu yazıyı bir de muhattabıyla paylaşma imkanın olsa süper olurdu.Taşı gedigine koyma ebabında bi inkanın varsa lütfen benim adımada bu yazıyı muhattabı ile paylaş.Teşekkürler...

    YanıtlaSil
  6. Bi eleştiride benden sana yeni temanı beğenmedim.Şimcik ben nerden kıçına şaplak atıcam yaww..:)

    YanıtlaSil
  7. ajansa da yollandı :)
    +
    ne çok meraklısın popoma dokunmaya?

    YanıtlaSil
  8. Teşekkür ederim harikasın
    +
    Yapmak zorunda degildin ama kırmadığın icin tekrar teşekkür ederim.Merakla karışık küçük bi mutluluk işte... :))

    YanıtlaSil
  9. aaa. popomu mu merak ediyosun???

    YanıtlaSil
  10. Aslında tüm bedenini, hımmm küçük coach hariç.
    Tamamına dokunmak isterdim.Az cok biliyorum biraz da hayal gücümü kullandığımı varsayalım. Beden olarak süperrr oldugunun farkındayım.Az biraz,fikirlerimiz farklı.Bazı konularda aynı şeyleri düşünmüyoruz.
    Yinede tesadüfen denk gelirse üyle optimumda filan... :))) (Kalabalıga mı denk getirsem acep.Cesaret lazım bana)

    YanıtlaSil
  11. Gözünün üstüne yumruğu yersin.

    YanıtlaSil
  12. anonim olduğunu sanıp cesaret gösterisinde bulunan bir "stalker"ın olmuş.. hayırlı olsun

    YanıtlaSil
  13. o stalker aktif galiba,
    sen ne dersin?
    :P

    YanıtlaSil