Nefret

Gün geçtikte yaygınlaşan internet alışkanlığının getirdiği bazı olumsuz sonuçlardan birisi nefret duygusunu körüklemesi.
Küfür etmek ile uzaktan yakından ilişkisi olmayan birisi olarak insanların internette nasıl oluyorda birbirlerine bu kadar kolay hakaret edebildiklerini merak ediyorum. Bu nasıl bir nefret? Paylaşamadığın şey nedir? Paylaşmak için ne yapabiliriz? İstediğiniz nedir? Neden bu kadar nefret dolusunuz?

Örneğin, bir projenin bir aşamasında tanıtıma dahil ettiğimiz Facebook hesabına yaş olarak onyedi-onsekiz diye tahmin ettiğim bir genç tarafından gönderilen taciz mesajları ile uğraşmıştık ve bu taciz mesajları son haddine geldiğinde ilgili kişiyi bloke etmiştik. Aynı kişinin bana yazdığı mesaj yenilir yutulur cinsten değil. Cevap verebilmem için muhatap almam gereken kişinin kim olduğunu bile bilmiyorum. Ayrıca bana hakaret ediyor olması beni rahatsız eden bir durum değil, sadece kendi küçük dünyasına sıkışıp kalmışlığının bir çıkış yolu. Kendi kendine rahatladı. Bu da güzel birşey, en azından enerjisini bir şekilde bir yerlere boşalttı.

Bu gençler benim için hiç bir gelecek vaat etmiyorlar. Oturup çalışmak, çalışıp üretmek ve ürettiği şeylerin sonuçlarını izlemek yerine saatlerini internette harcayan bir topluluk var ve bu topluluk önümüzdeki bir kaç yıl içinde işsizlik ordusunun birer üyesi olarak karşımıza çıkacaklar. Birşeyleri yapıp başaranların ellerindekilere göz dikip onları bu sefer gerçek hayatlarında huzursuz edecekler.

Facebook başta olmak üzere bir çok web sitesine üye olanların yaşlarının bir hayli düştüğü günümüzde bu düşüşü nasıl durdurabileceğimiz konusunda hala kafa yormaya devam ediyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder