Banka

Keşmekeşliğin içinde kafamı çevirip baktığımda gördüğüm tek şey buzlu camın arkasındaki silüetiydi. Üzerinde beline oturmuş siyah bir ceketle pantolon, içinde hardal rengi gömleğinin üzerinde kırmızı kravatı vardı. Hiç işim yokken, yetişmem gereken bir sözüm varken ve masmavi gökyüzünün altında parıldayan güneş ile başlamış olan günün sabahında kendime birkaç dakika ayırmaktan ne çıkardı?
Her taraf insandı, gelen sıraya giriyor, işini halledebilen kendisini şanslı sayıyordu. Çatık kaşlarımın altında orayı terk etmeye hazırken yanına gitmek için bahane arar oldum.
Sıra beklerken bir kere ayakta gördüm onu, 1.70lerindeydi, nereden eminsem. Kumral saçlarının tepesi dökülmüştü ama yanlardakiyle örtmüş… Kilosu çok yoktu ama minyon yapısına çok yakışıyordu.
Dikkat ettiğim ilk yer elleri oldu her zamanki gibi. Kısa kesilmiş tırnaklarını çevreleyen pembe parmakları vardı. Elime alıp orada tutmak istedim.
Karşısındaki adamla konuşurken gözlerinin içine bakıyor; benimkilere baktı, oradan biliyorum. Ellerini tutmayı ve dudaklarını ısısırcasına öpmeyi çok istedim. Bir ara ayağa kalkmak üzere sandalyesini geriye çektiğinde gördüm, pantolonunun sağ tarafında kalmış erkekliğini avuçladığımda ne tepki verir acaba? Asıl merak ettiğim boşalmaya yakınken yüzünün alacağı şekil. Dudakları nasıl büzülüyor, gözleri nasıl kısılıyor bacaklarının arasından beynine giden zevk dalgasında?
Başını geriye atışını hayal ettim. Minicik elleri ellerimde, erkekliği avuçlarımda, gözleride gözlerimde. En kuytu köşelerine dokunmak istiyorum.
Yumurtalıklarının kıvrımlarına parmak uçlarımla dokunmayı, göğsünün kıllarını parmaklarıma dolamayı, dipdiri kalçalarını ısırmayı ve şeftali tüyündeki bu kalçaların arasındaki hazineye ulaşmayı istiyorum.
Erkeği olmak istiyorum, biliyorum ihtiyacı yok ama onu korumayı istiyorum, kollamayı ve sarılığ uyumayı. Parmağındaki alyans bile gözlerimi karartıyor! O alyans, onu bana bağlamalı, bir daha koparmamalı.
Sesini bir kez daha duyabilmek için sudan bahanelerle telefon numaramı bile verdim, aradığında ise söylediği tek şey gerekli işlemleri başlattığıydı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.