Dini Heykel

İtalyan mı, İspanyol mu bir sanatçı tarafından - ki tanrı kraliçeyi korusun, kendisinin sanatı yorumlama biçimine ba-yıl-dım - üretilmeye – kesinlikle üretilmeye – çalışılmış heykelin lansmanında dair haberi izlerken dinlerin hala nasıl birer kapalı kutu olarak tutulmaya çalışıldığını fark ettim. Tanrıya ulaşmak için bütün dinlerin kendisine özgü ibadet biçimleri olduğunu biliyoruz. Üretilmiş olan heykelde secdeye varmış bir Müslüman’ın üzerinde dizlerinin üzerinde bir rahip, onun sırtında da bir haham tasvir edilmeye çalışılmış (hahamın Dockers’larina, rahibin Hush Puppies’lerine bayıldığımı itiraf ediyorum, satar mı acaba bana sonra?). Yukarıdan aşağıya sayacak olursak hahamda Kuran, papazda Tevrat ve bizim hacıda da İncil var.

Kanal 7 mi, öyle bir abuk kanalda verilen habere göre bizim hacı en alta koyularak tüme gelimle Müslümanlık kötülenmiş oluyor. Hele hacının önünde göreceğimiz İncil’i orada göreceğimize öleydik daha iyiydi filan.
Bazılarımızın içiyle dışı bir değil mi? Birilerinin sanat anlayışına sığan biçimde – az çok benimkine de sığabilir, farklı kombinasyonlar denemeliyiz – kombine edilmiş karakterler ve kitaplara verilen bu tepki de neyin nesi? Ne olmuş hacının önünde İncil varsa? Hacı inandığı yolda yeterince aydınlıksa önündeki İncil olsa ne, Tevrat olsa ne? Gerisi filan fıstık değil de ne?

Hepsini zaten okumamız gerekiyor, muhteşem kitap okuma alışkanlığımız dahilinde. Haftada bir kitap bitiren bir toplum olarak (!) araya bir sıkıştırıverin bakalım ne diyor bu kitaplar? Bir okuyun hele, kendi yolunuzu aydınlatmak için gerekli manevi ışığı yakalamazsanız ben heteroseksüel olayım. Söylemedi demeyin; insan anlamadığı şeyden korkar.

Bireysel olarak inandığımız şeylerin arkasındaysak Kanal7 gibi muhteşem (!) haberlere imza atan televizyonların yaptıkları gibi eşeğin aklına karpuz kabuğu sokma hareketlerine ağzımızla bırakıp kıçımızla gülme hareketini daha kolay yapabiliriz.

0 yorum:

Yorum Gönder