Coachsal ruh raporu #3

Aynı babam gibiyim. İnsanların yüzüme gülmesinden büyük mutluluk duyuyorum ve bu arada işlerini bana yıktıklarını farketmiyorum. Az önce önüme 300 girişlik bir veri dökümü bırakıldı. Benim işim olmadığını anladığımda bırakan çoktan gitmişti. Şimdi ben bunu yapmasam mesela?

İşten çıkarılma korkusunu yeniden tatmak çok kötü. Gerçi çıkarılsam ne olur? Birşey olmaz. Yapmıyorum.
...
Çocuklar, ben galiba askere gideceğim. 130 kiloyum ama muayeneye gidince "beni askere alın" diye üstelemeyi düşünüyorum. En iyi ihtimalle 5 ay er, daha iyi ihtimalle 12 ay yedek subay olarak askere giderim. 2 seneye çıkmadan aradan çıkartayım şu işi diyorum. Hem bazılarınızdan duyduğum askerlik anılarına bir an önce nail olmak istiyorum.
...
En son, büyük bir ilgisizlikle takip ettiğiniz komşuyla bakışmalar döneminde bir erkeğin eline elim değmişti. Resmen manastır hayatı yaşıyorum. Duştan yeni çıktığımda, ıslak bedenimin üzerine sıktığım Nivea spreyi kokusu ve beyaz keten gömleğimin o ham kokusu tarafından tahrik ediliyorum. Hatta meme uçlarıma sürten ketenin hazzını her daim yaşıyorum. Ofiste, giriş kapısının karşısında çalışan adam benimkini but sanıyor ama bilmiyor ki sürekli sert haldeyim. Ciddi olarak ya bir partner bulmam gerekiyor ya da onun gibi birşey. Yanlış biriyle yanlış birşeyler yapmaktan da korkuyorum; canım öyle şeyler istiyor ki. Bazen rüyalanma ile enerjimi boşalttığım oluyor; bu rüyalar kraliçenin üzerine iyilik sağlık; öyle böyle rüyalar değil. Anlatsam dilinizi yutarsınız. Sol elimin artık başağrıları tutmaya başlar yakında. Her akşam-her akşam; nereye kadar? Var mı tanıdığı olan?
by.

Yorumlar

  1. üstüme iyilik sağlık ayol. ne sapıklığımı gördün şimdiye dek :D

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.