Yol

-Beni de götürsene. Ne olur? Sana öyle çok ihtiyacım var ki! Seninle geçireceğim
birkaç saate… Ardından birlikte varacağımız şehre… Sadece seninle ben. Biz.
İkimiz?
-Daha zamanın var sevgilim. Zamanımız var. Birlikte daha çok yol gideceğizöyle
çok şehir var ki birlikte gireceğimiz! Yollarında el-ele duracağımız… Daha sen
uyurken ben seni seyredeceğim uyandırmaya kıyamadan. Uzun uzun seyredeceğim
seni uykunda, saçlarını okşayacağım. Sen gözlerini açtığında ben, benimkileri
kapatacağım. Birilerinin hayatından çekip giderken yanında ben olacağım.
Seni sevdiğimi düşüneceğim kendini bir başına sandığında; yanındaki yine ben
olacağım. Ama bugün değil. Bana kızma. Kaderin bir suçu yok bunda, bizi bugün
yollar birleştirmedi; birleştireceği gün gelecek ve ben o günü, sana yeniden
sarılacağım günü, iple çekiyorum.


“Benide götürsene!” dedim aksi yönde giderken sen; göz göze geldik yine. Bu sefer olsun beni dinlersin, dediğim yaparsın, çeker götürürsün diye bekliyordum. Her
zaman “bilen” sen olmak zorunda mısın? Hep sen istediğin zaman mı düşmeliyiz
yollara?
Her geçen gün yaklaşan “bir devrin kapanacağı gün”e hazırlanırken, son yolculuğa da biraz daha yaklaşıyorum. Düşünüyorum.

Ağlayacak mıyım? Gülecek miyim? Mutlu mu olacağım o gün?

Yoksa üşüyecek miyim kollarından istemeden çıkıverdiğimde? Sen bundan sonra bu hayatın içine kısa veya uzun vadede yeniden giremeyeceksin, bunun telaşı var üzerimde.

Bazen sana tutunurdum bilirsin, seninle mutlu olur; yola yine birlikte çıkacak olmanın heyecanını yaşardım. Ne kadar severim bilirsin ansızın köşeden dönüverişini; tüm azametinle kapıya dikiliverişini, sanki kırk yıllık dostunmuş gibi yollarla cilveleşmeni...

Bırak her şeyi bir kenara; söyle bana, sende beni bırakabilecek misin? Sahiden çekip gidebilecek misin? Ben orada, arkadan ağlarken sen arkana bakmadan durabilecek misin?

Bakma zaten. Bir kez daha görürsem gözlerini, duyarsam sözlerini koşarım arkandan hiç utanmadan.
Hiç hayır demem bir çılgınlık yapsan. Geri gelsen. Veya hiç gitmesen? Geri götürsen? Gel gidiyoruz desen? Sende beni seni sevdiğim kadar sevsen?

Yorumlar

  1. içim şişti hee okurken.....

    YanıtlaSil
  2. ayol sana da napıcaz bilmiyorum. akşama kadar geyik yapsam git geri demiceksin :)))))

    YanıtlaSil
  3. napım ya gelemiyorum böyle ağdalı aşk cümlelerine...


    yada biz çoktan geçtik bitirdik bu yolları ondanda olabilir mi acaba :))

    yaşlandım ben yaşlandım....

    YanıtlaSil
  4. evet bence de.




    yaşlandın sen. lol

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.