Desteklenmeyen başarıların paylaşılmasını da istemiyorum

Dün sabah ki gazetelerde tesadüfi olarak Elvan Abelyegesse'nin ve bir atletin daha Türkiye adına madalya ile kazandıklarını öğrendim. Bunun haricinde sanırım bir önceki gün sadece NTV'de ve www.ntvmsnbc.com adresinde Avrupa Atletizm Şampiyonası ile ilgili bilgileri takip edebilmiştim.

Bizim, yani Türk milletinin önümüze sunulan şansları iyi ve verimli bir biçimde değerlendirememe, vakit ve nakit ayırmama, önemsememe hatta irdelememek gibi kötü bir tarafımız var. Gerek sporda olsun, gerek sanatta, hatta belki diplomaside, önümüze açılan kapıları, yakaladığımız şansları ve fırsatları yeri geliyor ayağımızla tepiyoruz. Çok azımız bu saydıklarımı iyi bir biçimde, yüksek verimle ve sadakatle değerlendirebiliyor ve hiç mecbur olmadıkları halde Türk Milleti kavramı içinde yer alan bireyler olarak bizleri onurlandırıyorlar.

Gazetelere, internet sitelerine veya herhangi bir sosyal mecrayı yöneten insanlara, başarıların yapıp başarıldıktan sonraki aşamasında bu duruma dahil oldukları için kızıyorum ve haksız yere başarılı olan insanın-insanların üzerinden prim yapma çabası içine girdiklerini düşünüyorum. Bu insanlar Elvan şampiyonaya hazırlanırken, antreman yaparken, uçağa binerken neredelermiş ki şampiyonayı kazanınca hemen onun yanında bitiveriyorlar?

Bu belki benim de bir ayıbım ama Alemitu Bekele ismini de ilk kez bu şampiyona sırasında duydum. Önemli spor organizasyonlarında ülkemizi temsil eden insanları neden hep başarılarından sonra tanımak durumunda bırakılıyoruz? Türkiye gibi tembellerin, tembelliklerin dolu olduğu, spor haberlerini bile sadece futbol haberleri ile şımarık futbulcuların istila ettiği bir ülkede daha fazlasını beklemek ne kadar doğru, belki bunu tartışmalıyız.

 Destelenmeyen başarıların paylaşılmasından yana da değilim.

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.