Hayaller demişken

Kezbahn ablanızla filan da bazen oturur konuşuruz bu konuyu, hatta son seferinde bana üstüne basa basa da sordu; ilişki esnasına kendini hangi rolde görüyorsun diye.

Hep geçiştirdim sorduğunda aslında, kendim de merak etmiyormuş gibi, dümen suyuna göre yol alıyormuşum gibi gösteriyordum.

Hayallere daldığımda, çoğunlukla da "o"nunla seviştiğimde içine girdiğim tek bir rol oluyor: sarılmak. Böylesine uçarı, farklı ve bir o kadar da yanlış anlaşılmaya müsait bir imaj çizerken benim hayallerim arasında hep birisinin sıcaklığını hissetmek geçiyor. Kısaca çok fazla sevişirken veya orgazmsal zevkler dahilinde düşünmüyorum kendimi. Düşünemiyorum. Hayal kurmak daha iyi geliyor bana.

Hayaller demişken.

Büyük sevdiğimi itiraf ederken bir çok kişinin anladığının aksine otomobillerden bahsediyorum, spor salonunda birisini kestiğimi anlatırken ya da herhangi bir hamamda yaşanması muhtemel olan şeyleri yazarken içinizde gizli gizli düşündüğünüz şeyleri bir bir ortaya çıkarmaya çalışıyorum aslında. İstisnasız; beni okuyan kadın veya erkek herkes, herhangi bir spor salonuna gittiğinde orada çalışan hemcinslerinin poposuna, pipisine, kaslarına ve tipine en az bir sefer bakar; belki bakmaya devam da eder. Ya da hanginiz hamama gittiğinizde şöyle göz ucuyla hemcinsinizin vücudunun detaylarına dikkat etmediniz?
Yapmadım diyorsanız yalancısınız.

Bazılarınız ise hayallerimiz, yaratım ürünlerimiz ve gerçeklerimiz arasındaki ince çizgiyi ayırt etmekten bir hayli uzak yaşam sürüyor. En temel sebeplerinden birisi bunun, yeterince okumuyor ve okuduklarımızı da anlamadan üzerinden geçiyor oluşumuz. Beni okuyan kimilerine göre yarattığım birbirinden itici karakterlere vakıf olmak istemeyenler var; bir şekilde içinde olmaktan zevk aldıkları zamanlar olduğu halde. Hatta benim hamama, sauanaya ve spor salonuna kendimi beğendirmek için gittiğimi de düşünüyor aynı kişi kendi saplantılarını göz ardı ederken. Benim her yazdığıma yorum yazınca onun da 'benim gibi olduğunu' düşünen insanların da var olduğunu duydum. Biz kendi aramızda bile birbirimizi 'ötekileştirirken' toplumsal çerçevemizin de başarılı şekilde düze çıkmasını beklemek hata olur. İşin aslı, aramızdaki tek sorun yeterince iletişim içinde olmayıp etraftan duyduğumuz bilgicikler dahilinde yargılara varabiliyor olduğumuz. İçinde bulunduğumuz yaşam koşulları dahilinde inanın bana kimsenin kimseyi eleştirecek veya birbirine söyleyecek tek bir lafı yok. Bana ters gelen pek çok şey etrafımdaki insanların doğrusu; ama benim doğrularım da onlara göre ters olan. Takılıp kalmayın, saplantı yapmayın bunları. Herkes kendi hayatını yaşarken gerçekte bir diğerimize sadece bok yemek düşüyor.

Bir kaç sene önce olsa üzülürdüm gerçekten böyle düşündüğünüze; ama artık basitiğinize, sığlığınıza ve yargı anlayışlarınıza gülmekten başka birşey yapmak gelmiyor içimden.

Yorumlar

  1. seni kim kızdır böyle :)

    kimlerin içinde ne fırtınalar kopuyor, akıllarından neler neler geçiyor, ne hayallerle yatıp ne hayallerle kalkıyor bilemessin buna karşın herkeste bi elitlik bi altıma doğru coolluk var! taxi;

    takma yani :)

    YanıtlaSil
  2. pek çok insan bende ters etki yaratabiliyor;
    dediğim gibi burada ve belki bir kaç yazı da daha. bir kaç sene önce olsa ciddi ciddi kafa yorardım ama artık zaten takmıyorum. :))
    taxi mi??
    aa!
    xcoach, x! :D

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.