Aynaya baktığınızda ne görüyorsunuz?

Bence insanları eleştirmeden, bilip bilmeden hayatlarına dair atıp tutup ağzımızda tutmayı beceremediğimiz tükürüklerimizi saçmadan önce dönüp aynada kendimizi bir izlememiz gerekiyor.

Aynaya baktığımızda ne görüyorsunuz? Yaptığınız, yaşadığınız veya yaşamayı planladığınız herşey çok normal geliyor size değil mi? Çünkü hayatınız kendinize ait. Buraya kadar herşey yolunda; hemfikir miyiz?

(Burada Hıncal Uluç'a direk olarak hitap ediyorum) Ne yazık ki toplumun nezdinde çokta muhteşem niteliklerle taçlandırılabilecek bir hayatın olduğunu düşünmüyoruz.
Defne Joy'un yaşadığı veya yaşamadığı tek gecelik ilişkiler temelde seni pek ilgilendirmiyor aslında. Mesela birileri de çıkıp bizzat Hıncal Uluç'un yaşadığı ilişkiler hakkında detaylı bir betimleme yapsa eminim ki kendisi de ciddi tepkiler gösterir; iş belki özel hayatım kimseyi ilgilendirmez'e gelir. Emin olunması gereken şey Defne Joy'un da özel hayatının, yaşamak istediği ilişkilerin veya birlikte vakit geçirmek istediği kişilerin de kimseyi ilgilendirmediği. Haber yapılabilir, varsayımlara varsayım olduğu belirtilerek varılabilir ama haber değeri dahi taşımayan kişisel saldırı mekanizmaları iş imkanları dahilinde kullanılmamalı.

Defne Joy'un avukatı da değilim ama onun arkasından Hıncal Uluç'un yorumlarının arkasından, kendisinde gördüğü haddi ben de kendimde görüp bir kaç satır yazmak istiyorum.

Hıncal Uluç kimdir? Ne iş yapar veya yapmıştır? Onun sadece sataşmalarını ve neredeyse her konu hakkındaki ûlvi gereksiz fikirlerini hatırlarım herhalde yarın ölse filan. Adam o kadar geniş ve gelişmiş(!) bir kültür yapısındaki müzik albümü için üç-beş Fransızca şarkı seçip albüm de çıkarıyor, spor da yazıyor, yemek kültürü ve coğrafyası üzerine de yazıyor. Kendisini Türkiye'deki elit kesimin içinde sayıyor olmalı bütün bu ucuzluklarını bir kenara bırakarak.

Hatırlanacak tek şeyi kalmayacak bu dünyada.

Defne Joy'un bebeğinin üzerinden de acındırma edebiyatı yapmaktan vazgeçilsin; dünyada annesi küçükken ölmüş tek çocuk onunki olmayacak. Elbette ki bir şekilde büyüyecek o çocuk.

Gelelim Defne Joy'a. Yaklaşık iki sene önce çalıştığım bir şirketin organizasyonu vasıtası ile tanışmıştık. Dünyalar tatlısı, sevimli, saygılı ve nazik bir insandı. Dünya yaşamayı hak eden güzel bir insandan mahrum kaldı. Anneciği çok üzüldü ama alışacak.Hepsi yaşamayı başaracaklar sen kalplerindeyken.

Seni hep sevgiyle anacağım.

Hoşçakal; otobüs kalkıyoooor! :)

Yorumlar

  1. Garip bir konu. Hıncal uluçtan böyle birşey beklemezdim. Bu şekilde bir tartışma yaratıcak bir yazı...

    YanıtlaSil
  2. Ben, ağzı dışında hiç bir şeyi olmayan (oradan da neler döküldüğü belli), kim olduğunu, ne olduğunu bunca yıl anlayamadığım bu yaratığa prim veren, yücelten, gazetelerinde/ekranlarında yer veren, şu dünyada nefes almasını sağlayan kişileri suçluyorum. Yoksa kendisi hiç bir şey değil ve onun gibi kendine bi yer açmak için, kendini bir şey sanmak için sağa sola salyalarını sıçrata sıçrata saldıran çok kişi var...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.