Yüksek Sadakat'e tebrikler.

Yüksek Sadakat'e bu sene gereken destek verildi mi; bence hayır. Uluslararası medyada gereken destek verildi; onlara para harcandı mı? Hayır. Sadece bir Avrupa turnesi organize etmekle bitmiyor iş. Bugün Seyhan Müzik bile sanatçıları bile 10 Avrupa ülkesindeki 30 şehirde yaklaşık 90 konserlik turneler organize edebilecek world music organizatörleri ile çalışacak gelire ve kapasiteye sahiplerken; THY için dünyanın sayamayacağım kadar çok ülkesinde onlarca şehirde kuleler giydirilip alışveriş merkezleri reklamlar ile giydirilirken bir miktar para bu grup için ayrılamaz mıydı? Ayrılabilirdi.


Durum böyleyken çok afedersiniz ama bu kadar hazırlıksız bir grupla, vasatın altındaki bir şarkıyla ve olmayan sahne şovlarıyla; Eurovision'dan bu sene ne bekliyorduk? Şarkı bir kere herhangi bir yerde oylanmadı bile; oylanmış olsaydı bile internette sadece şişman ve kıllı erkek resimleri biriktimekten daha başka şeyler de yapan ve günde ortalama iki yüz web sitesi dolaşan ben bir yerde minik bir link görürdüm; öyle değil mi?

Eminim ki eksikleri görmeyen veya görmezden gelen; bunlara rağmen birincilik hayalleri kuranlar bile vardı. Sadece bekleyenler; bunun için hiç bir çaba sarf etmeden sadece isteyenler.


En basitinden bir işi yapabilmek için bile yeterli kadar yatırım yapmak gerekiyor şu çağda. Yüksek Sadakat'e bu yatırım yapılmadı.

Yüksek Sadakat'in de üzerine düşen sorumlulukları vardı. İyi sayılabilecek bir beste yapmak, aranjede başarıyı sağlamak, son dakikada büyük değişiklikler yapmamak ve ciddi sahne hazırlıkları yapmak gibi. Belki de en önemlisi buydu; sahne. Travego Firarda sahnesine değil Eurovision gösterisine çıktıklarının ayırdına varmaları gerekiyordu.

Y.S'nin Türkiye'de ne kadar dinleyici olacağı da hesaba katılmalıydı. Ciddi hayran kitlelerini peşinden sürükleyen bir grup da değil bildiğim kadarıyla. Ha; sırf Türkiye'den bu grup katıldığı için destek vermeli miydik; belki, verdik mi; hayır. Eurovision'da artık sanat (müzik) bastığı ağırlık kadar ve belki daha fazla politik ağırlık da konuşuluyor ve çok büyük bir değişiklikmiş gibi Türklerin İngilizce şarkı söylemesi devri Sertab Erener ile açıldı ve onunla da kapandı.

Şimdi adım gibi (coach olmayan) başarısızlıklık olarak görülen bu elemenin tüm günahı Y.S'ye atılacak, tüm bunların gerçek sebebi Y.S'ymiş gibi günah keçisi ilan edilecekler. Elbette ki gerekli desteği sağlamayan Türk merciileri, o bayık koreografiyi düzenleyen koreograf ve sahne tasarımcı bu işin içinden farkında olmadan sıyrılıverecek.

Eğlence sektörü böyle; başarılar ekibin (ve hatta ekip liderinin), başarısızlıklar ise sadece başarısız kişilerin.

Herşeye rağmen Yüksek Sadakat'i tebrik ediyorum.  Ellerinden gelenin en iyisini yapıp Türkiye'yi uluslararası arenada temsil ettiler. Şimdi herşey onlar için daha iyi olacak...

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.