Ramazan yan gelip yatma ayıdır 2: Kraliçe'ye D Smart bağlanacak

Ramazan ayı yan gelip yatma ayıdır yazdım, sadece çıktı bir kişi konu hakkında fikrini belirtti, teşekkürler. O da gerçi en basit haliyle rumuzunu dahi gizleyerek yaptı bunu, neyse, şükür buna da. Halbuki ben blogum Google'a binlerce kez şikayet edilecek, kapıma çatallar ve meşaleler ile dindar kesimden gözlerini kan çanağı bürümüş esnaf dayanacak ve oradan birlikte iftar çadırına gidip işi tatlıya bağlayacağız sanıyordum.

Neyse.
Kraliçe, İngiltere tahtından emekli olmaya karar verdikten sonra 45 odalı yeni malikanesinin her bir odası için dünyanın en geniş ekranlı plazmalarından sipariş etti. Karşılaştığı tek bir sorun vardı ki muhteşem Türkiye kanalları HD uyumlu televizyonlarda birer çorba halinde huzuruna çıkıyor, birer bulamaç, birer çok domatesli menemen misali kendisinin sinirlerini bozuyordu.

Kendisi makamına, şanına, şöhretine aldırılmadan üzerinde bilmem kaç kuruş yazılarak (10 kuruş bile değil, bir onu hatırlıyorum) gönderilmiş faturayı 200TL ile ödemiş adamdır, yani korkulur. Tamamdır çocuklar dedi 438'le bana, nedimeleriyiz ya, bir tane de HD kanal içeren paket alalım. Türk Telekom'dan illallah etti ya bir kez, Teledünya istemedi, Digiturk'ün de ne mok olduğu ortada, en güvenilir D Smart'ı gördü, arayın çocuklar bağlatalım. Bağlatalım haşmetlim.

438 çığlık-kıyamet D Smart'ı aradı, detaylarını öğrendi. Zaten aldığı 3 kuruş Kraliçe emeklisi maaşından biraz tasarruf edelim diye 438'in çıkma Digiturk antenini önerdik, olur mu diye; telefondaki kadın olur demiş olmalı ki çığlık çığlığa o anten kraliçenin malikanesinin mutfak kapısından kimselere gösterilmeden içeri sokuldu. Başka bir şey ödenecek miydi buna, ödenecekse bilelim.
Hayır efendim, sadece bağlantı ücreti ödenecek, onu 24 ay kontrat yapacağınız için faturanıza yansıtacağız.
Okey.
Bir de dedik ki, gelmeden önce aransak, varmı böyle bir ihtimal; malum bizimki kraliçe, aynı zamanda oksijen kürü alıyor genç kalmak için, uyur kalır, zahmet etmesin çocuklar evde yoksa filan. Aranacaksınız.
Okey.
Pazar gününe randevu verildi 3'e, 3 oldu 5. Problem yok, herşey güzel, dereler, ırmaklar şırıl şırıl.

Adamlar geldi. İlk önce Digiturk antenine bozulmuşlar. Sonra cihazı nasıl kuracaklarını 4.Elizabeth ile nedimesi Hz. 438'e sormuşlar. Ayol bilsek ne demeye çağırdık sizi demeye getirmişler.

Anteni takacak yer bulamadılar ya, su yürümüş tabi D Smart'çılara. Kablodur, antendir, receiverdir, ayarlama parasıdır filan fıstığa bir sürü para istemişler. Hani istenmeyecekti demiş bizim nedime; bunlar dahil değil denmiş. Ayarlama parası nedir yahu? Zaten bunun parası ödenmiyor mu bu personele? Bildiğim kadarıyla bağladıkları her sistemden prim de alıyorlar?

Peki demişler tamam, ramazan mübarek gün; işe girişmiş bizim ustalar, ama bir gariplik var diyor bir röportajında Kraliçe; nedir o öyle bitse de gitsek modu? Oradan mı buradan mı; çatıya anten takılıyor mu... En sonunda ne çözüm bulmuşlar biliyor musunuz,
çatıdan kablo sarkıtıp camdan televizyona bağlamayı.

En son bizim müstakil evde gördüm ben çatıdan kablo sarkıtıp televizyon çalıştırıldığını, 20 sene falan önce. Son senelerde o bile yoktu, dedemle babam orayı deldi burayı deldi, o anten toparlardı.

Hayır, ayrıca kaldı mı ki Elmadağ gecekondusu style. camdan anten fırlatmak evin içine?

Kraliçe muhafızlarını çağırıp adamları malikanesinin dışına attırmış sonunda.
Çığlık kıyamet evinden attığı Digiturk'ü yeniden bağlatacak dedikoduları malikanenin koridorlarında yankılanmaya başladı bile. E hayırlı olsun. Serbest piyasa; hizmeti veren 4. Elizabeth'in HD TV'sine konar.

Bakın, o oruçları bana tutmuyorsunuz, orucu-morucu bahane edip de işlerinizi savsaklayıp suçu da Ramazan'a atmayın; Recep'le Şaban'ı da alır gelir, şamarıbasar, söylemedi demeyin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.