Çiköfte ile Zikir gecesi

Sizin aslında çok iyi tanıdığınız birisi şu günlerde yepyeni ve hoş bir rumuzu kendisine adapte etmek ile meşgul. Kraliçe ile kendisine Hoca Efendi rumuzunu uygun görsek de o daha marjinal ve seksist bir imaj çizmek adına ufak modifikasyonlarını sürdürüyor. Sizin aslında çok iyi tanıdığınız bu kişi (bu işiye artık sekiz yüz yetmiş altı diyelim) nasıl oldu da yepyeni ve aynı zamanda marjinal bir takma isime ihtiyaç duydu, işte detayları da tam burada.

Uzun süredir günde bir kaç saat ikame ettiğimiz KC Meet Point çıkışı uğradığımız büyük hipermarket dahilinde çalışan birisine (biz buna bundan sonra çiköfte diyelim) takılıyordu bizimki; şöyle böyle bir seneye yaklaştı herhalde. Ufak tefek, kel, kır saçlı ve sevimli sayılabilecek çiköfte tarafından zaman zaman marketin içinde kovalanan, zaman zaman içinde pişmemiş maddelerde bulunabilecek her türlü bakteriyel kontamineleri içeren çiğ köftelerde, pastırmalarla beslenen sekiz yüz yetmiş altı, Ankara'nın sayılı eski rokfor peynirlerinden olması ve bir zamanlar şehirdeki tüm taksicilerin telefon ve plaka numaraları içeren bir defteri bizzat oluşturmasının kendisine verdiği güvenle bizim çiköfteyi yatağa atmaya karar verir.

Hal böyleyken bizim çiköftenin ev hayatında filan değişmeler baş gösterir, sekiz yüz yetmiş altı ona muhteşem tavsiyeler verir; çiköfteci araba alacak olur; sekiz yüz yetmiş altı ona başka başka tavsiyelerde bulunur; evinde teselli etmeyi önerir filan ama hiç bir zaman sonuna 'bir gün bana gelsene' eklemeyi ihmal etmez.

Koskoca bir yaz geçer, sekiz yüz yetmiş altı bir iki sefer şehir dışına çıkar, gelir bir daha gider sonnuda sekiz yüz yetmiş altı yine bir şehir dışı gezmesindeyken bizim çiköfte kendisini arayarak artık sekiz yüz yetmiş altı'nın evine gitmeye hazır olduğunu iddia eder.

Sekiz yüz yetmiş altı havalara uçmaktadır Gülben Ergen'in Uçacaksın şarkısı ile alakası olmayan biçimde. Sonunda çiköftenin minicik gibi görünen balcını avuçlayacak ve belki yiyecek; aynı zamanda çiköftenin kendisini de tek lokmada yiyecektir; aslında başka hayalleri de vardır da yayın stratejileri gereği burada yer veremiyorum.

Gezmenin dönüşünde sekiz yüz yetmiş altı havaalanından çığlıklar atarak evinin yolunu tutar, yatak odasını güllerle bezer, her türden kayganlaştırıcıyı, her boydan ve çeşitten prezervatifi, tütsüleri, mumları bir araya toplar ve çiköfteyi almak üzere KC Meet Point'e döner. Çiköfte ile saat tam on da buluşurlar, kafede oturur sohbet ederler sonra çiköfte kaçmaya yeltense de sekiz yüz yetmiş altı ensesinden tuttuğu gibi arabaya atar ve eve getirir.

Laf lafı açar, konu konuya gelir, sekiz yüz yetmiş altı çiköfteyi yer hesabı konuşmaya başlarlar. Fakat işin bu tarafında bir gariplik vardır, çiköftenin dönüp dolaşıp geldiği yer ûlvi tartışma konularımızdan birisi olan dindir ve sekiz yüz yetmiş altı da yüzyıllardan beri tanrıya herhangi bir din vasıtasıyla ulaşmak yerine bakire ayı yiyerek ulaşmayı tercih etmektedir. Bir kolunu bileğinden kıvırarak çenesine dayar, konuyu değiştirir çiköfte yine dine sarar, sekiz yüz yetmiş altı değiştirir çiköfte geri döner. Bu siklus yaklaşık otuz kere filan devam ettikten sonra anlaşılır ki bizim sekiz yüz yetmiş altı saçlı sakallı bir bünye olduğundan çiköfte tarafından tarikatçı filan zannedilmiş; evine geldiğinde gül kokulu prezervatiflerle anal yoldan masaj alacağına zikir ayini filan yapacaklarını sanmış. Büyük ihtimalle o gece sabaha kadar sekiz yüz yetmiş altı'nın villasında çiköftenin öncülüğünde kendilerine katılan on kadar sarıklı adamla hu sesleri eşliğinde kendilerinden geçmişlerdir.

Şimdi Kraliçe ile ben, bilimum kupon sitesine üye olup sekiz yüz yetmiş altı ve çiköfte için hoca arkası namaz sırası kapmak üzere kampanya bekliyoruz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.