Türkler Adriyatrik'te iki gemi çarpıştırdı

Haberi ilk okuduğumda şaşırdığımı itiraf edebilirim; deniz kazaları ve sonuçları konusunda onlarca film izlemişliğim ve belgeseller - şunlar bunlar vasıtası ile bir o kadar da fazla tanık dinlemişliğim vardır elimde mısır cipsim ve kolam da varken.

Deniz kazaları hiç bir şeye benzemez, bunu bilir bunu söylerim to do listemin üst sıralarında yer alan 'batan bir gemide bulunulacak' maddesinin yükte ağır pahada hafif tezatlığına aldırmadan.

NTV'nin web sitesinde yayınlanan haberi de korku dolu gözlerle açtım ruhumun derinliklerinde yepyeni bir film senaryosu ve birbirinden ödüllü Holywood yıldızlarıyla. Acaba bu sefer ne olmuştu, hangi gemi batmış hangi gemi canını zor kurtarmış diye.

Evet, olay şu; Adriyatrik gibi 2.971.000 km2'lik koskoca bir denizin ortasında iki Türk gemisi karşılaşıyor ve birbirilerini bordalama selamlayıp yollarına devam etmek yerine çarpışıyorlar ve yük gemisi olan batıyor.

Çocuklar dünya çapında böyle başka bir örnek var mı bilmiyorum, hatta merak da etmiyorum. Nasıl olur da koskoca iki gemi kocaman bir denizin ortasında çarpışır ya? Ege'deki herhangi bir adaya bodoslama girse daha az şaşırırdım; hadi neyse her taraf ada, görmemişlerdir diye. Radarları mı yok bu gemilerin, sonarları mı çalışmıyor yada en basit hali ile ışıkları mı kapalı?

Ya da Ankara feribotu artık o kadar eskidi ki açık denizde seyredemiyor? Hem ben Ankara'yı feribot diye biliyorum, açık deniz kruvazörü değil?

Herhalde koca denizin ortasında çarpışmayı anca biz Türk'ler becerirdik o da oldu. Artık susuyorum.

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.