Ayı sözlük, kendisine yapılmış en büyük madiliği seçiyor!

19 Mayıs 2012 tarihli gelişmeler için yazının devamını okuyun!
Gün geçmesin ki ayısozluk.com yepyeni bir gündemle ortaya çıkmasın. Artık hiti düştüğünden mi nedir, yoksa son çırpınışlarından mı, madiclara'nın geçen sene, e-disco'nun ise 6 senedir yaptığı yılın madiliği yarışmasını bu sefer de kendisine karşı yapılmış en büyük madilikler başlığı altında bir bir araştırıp yayınlamaya karar verdi. Bu sefer, festival cürüsi, kendilerinden beklenmeyecek bir davranış sergileyerek beni de madisozluk.com'a yapılmış en büyük madilikler listesine aldılar!
Yüce tanrım! Bir gün meşhur olacağımı biliyordum!

İşte ayısozluk.com'a karşı yapmış olduğum madiliğin ekstra detayları...

ayyy bu bambaşka bir olay. henüz erkişiyi tanımam etmem, sözlük için yazdığı yazıyı da iki gün önce okudum blogunda, oysa taa şubatta yazmış.. sözlükte yazar değilmiş, anlattığı kadarıyla blogunda ayı camiasında sevilen bir abiymiş,ayrıca çok güzel yazı yazarmış..yani kendisinin üstün yeteneklerinden,harika dünya görüşünden falan o kadar bahsetmiş ki bir ara ben ayı sözlüğü unutup, karşımda mükemmel,entel,yetenekli,süperman gibi bir adamı hayal ettim sözlük hakkındaki yazısını okurken. tabi ben ayı camiasında bu abimizin, ne kadar çok sevildiğini,önemsendiğini bilmiyorum,fakat şöyle bir bloguna baktım da, öyle pekte ahım şahım bir yazar değil..

neyse beni ilgilendirmez, fakat sözlük ve sözlük yazarları için ettiği laflar ilgilendirir. ayh bir komik madilik ki sormayın. bir hayat dersi verme büyüklüğü, bir orası sizin koli mekanınız olamaz,sikişecekseniz,taksime çıkacaksınız keskinlikleri ..siz kakasınız,siz berbatsınız cümlelerinin süslenmiş hali.. inşallah o sözlük ölür,biter bedduaları.. anam dedim,yorum yapılmış mı bu sinirli abimizin,bu yazısına, bari onları okuduktan sonra bileklerimi keseyim dedim ezik ezik.malum kendisini bu kadar öven bir abinin bir yazısında,bu kadar aşağılanan bir sözlüğün bir yazarı olunca,bende eziklik direkt oluştu.. "sıfır yorum yapılmış" cümlesini okuyunca,gerçekten sosyal ağda ne denli ciddiye alınır bir yazar ve gay blogger camiasında bir fenomen olması yolunda daha epey bir yol ilerlemesi gerektiğini farkettim..hayal ettiğim o harika adamda uçtu gitti ne yazık ki anacım...

okumak isteyenler için,ilgili yazının linki burada anacım, hem blog sahibininde blog reklamını yapmış oluruz:

xcoach.blogspot.com/2012/02/aysozluk-yayna-devam-ediyor.html
Yeminle şu anda gözlerim doldu! Blogumu yayına soktuğum andan itibaren bana bahşedilen en güzel hediye bu olacak! Ödül töreni için kendime asit yeşili straplez bir ceket, çimen yeşili sivri topuklu çizmeler sipariş etmeliyim. Daha Azis'i arayıp hop klibinde giydiği o sarı terlikleri isteyeceğim! O gece bütün gözler benim üzerimde olacak! Ödülümü kaldırdığım an sahnede 'The Devil Wears Prada' filmiyle oskar kazanan Meryl Streep gibi parlayacağım!

Ayısözlük'ü gizli gizli, IP adresimi yaklaşık 273 tünelden geçirerek izlemeye devam edeceğim.
Elizabeth karanlık; ben aydınlığım!
:P
19 Mayıs 2012 tarihli gelişmeler
Sabah, odama vuran elit güneş ışığının altında uyanıp yüzümde alacağım ödülün sevinci ile bilgisayarın karşısına geçtiğimde bütün alışveriş sitelerini dolaşıp Ayısözlük'ün tarafıma hediye edeceği en büyük madi ödülüne layık bir kostüm arayacaktım. Limango'su Markafoni'si derken birde bakayım; kimler kimler bana oy vermiş, kimlerin dikkatini çekmişim, kimlere kürsüden teşekkür etmem gerekecek... Elimde son derece yüksek kalitedeki Tchibo Wiener Melange kahvemden kocaman bir kupa, yanında tarçınlı ve Migros'tan kilosu 7TL'ye mi ne alınmış yarım kilo tarçınlı kek ile oturdum bilgisayarın başına.

Bir de ne göreyim! Ayısözlük'te düzenlenen ve benzerleri 6 senedir filan yapılan yarışmadan yazım çekilmiş!

Benim hayallerim vardı, benim umutlarım vardı, dahası alışveriş yapmak için bahanem olmuştu. Sahnede ışıl ışıl parlayacak ve ödülümü Lütfi Kırdar kongrezyumunda, karşımdaki kırmızı kadife koltuklardaki haset gaylara karşı kaldırırken hepsini bir bir süzecektim! Ama olmadı! Hakkım olan şeyi elimden aldılar! Halbuki o ödül benim olmalıydı; onu muhtimin görünecek bir yerine bronzdan yaptıracağım bir çerçeve içine koydurup tüm halkımla paylaşıp içlerinden çıktığımı unutmamalarını sağlayacaktım! Olmadı olamadı!

...
Ayısözlük ile aynı gün bir blog kaydı oluşturup bunu yayınlamam kesinlikle tesadüf değil; bilerek ve isteyerek yaptım. Bu işin arkasında durabileceğinizden bile emin değildim ki duramadınız. Konunun madiliğin büyüklüğü veya komikliği ile ilgisi yok, bazıları için komik olan şey benim için büyüktür. Hayatımda içine girebileceğim en ucuz halleri ve paçoz yaşam biçimlerini taklit ederken komiğin yada büyüklüğün benim için bir önemi yok. Burada benim için önemli olan şey bu yazının adresini bulması, orada kısmi süreli olarak yayınlanan bir link ile tırnaklarımın oraya geçtiğinin kanıtlanmasıydı, o iş halloldu.

İkinci konu takip meselesi kompleksi. Takip ediyorsam ne olmuş? Bütün batakhaneler eğlencelidir sonuçta. Etmiyorum ama o muhteşem hatırınız için ederim yani. Günde 10 dakika ayırıp sayfaları hallaçlamak ve sonunda blumia olmak değil mi... Hem bana da daha çok madilik çıkar. Şimdi de ben çıkıp 'ay benim blogumu da takip ediyosunuz ama sonra çemkiriyosunuz' mu diyeyim? Okuyosunuz, okuyoruz ve okunuyoruz. Temel sonuç bu.

Ne demiş Zeki Müren 'en sevdiğiniz atasözleri nelerdir?' sorusuna...

  1. Meyve veren ağacı taşlarlar.
  2. Yıldırımlar yüksek tepelere düşerler.
  3. Tanrım o Japon'un canını al.
yok. öyle değildi sanırım 3. ...

xoxo bebişler; 'pisuvardaki siyah kıl' ise harika bir rumuz; tebrikler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.