Nazan Öncel'e yazdığım yazı hakkında yeni gelişmeler var.

Nazan Öncel'in Hayvan'a Remix albümünü konu edinen bir yazı yazdım geçen günlerde, bunu da twitter üzerinden @nazan_oncel hesabına mention yoluyla gönderdim. Bugün twitter hesabımdan kontrol ettiğim etkileşimleri okuyunca yer yer güldüm, yer yer kanım doldu, altıma etme aşamasına filan geldim...

İlk olarak bu bir eleştiri değildi. Kaldı ki muhteşem kulaklarımla harika ve bir o kadar ucuz muhteşem eleştiriler de yazdım şimdiye kadar fakat bu gerçekten değildi :). Sadece nezdimde Nazan'ın yakın zamandaki müzikal geçmişini sesli olarak gözden geçirmiş ve her takipçisini arttırmaya çalışan twitter takipçisi yada blog yazarı gibi bunu ilgili kişiye yolladım, tek sorunum bu sanıyordum...

Bir sanatçı hakkındaki düşüncelerimi açık seçik dile getirdim diye aldığım etkileşimlerin bir listesini yukarıdaki görselde yayınladım. @masalkizi kullanıcısı tarafından fare, şeytan, ucube, pislik gibi ilginç, iğrenç ve bir o kadar da bir hanımefendiye yakışmayacak nitelikteki söylemlerle nitelendilirmişim. Hemen öncesinde ise bir soru kalıbı yer alıyor; bana soran oldu mu?

Pardon da, sanatçılar bu müzik eserlerini kimin için üretiyorlar? İlk önce kendileri için. hihihihihi kalıbından çıkın. Çünkü dijital yada fiziksel olarak piyasaya eser veren herkesin derdi kendisini dinleyenlere beğendirmektir. Aksi halde evde CD'sini doldurur oturur kendi dinlerdi. Bana soran oldu mu; elbette ki oldu. Dinlediğim bir müziği eleştirmeyeceksem, izlediğim filmi değerlendirmeyeceksem yada bir tiyatro hakkında fikrimi belirltmeyeceksem neden yaşıyorum ki? İnsanları anlamakta ise gerçekten çok zorlanmaya başladım, hiç kimseye birşey söylenmiyor artık... Neyse... Benim için fare, şeytan, ucube yada pislik olmanın hiç bir artısı yada eksisi yok. Bazılarımızın hala insan olmaya ihtiyacı var.

@oksuzmelike ise beni son derece doğru tanımlayan bir yorum yapmış. Basitimdir, ucuzumdur, 3. kalite filanımdır ama söylediklerimin de arkasındayımdır. Hiç bir zaman spesifik olarak müzik yazarlığına soyunmak gibi bir amaç taşımadım, kaldı ki sırf idol edindiğiniz sanatçıyı eleştirdim diye kimsenin amının suyunu içmek zorunda değilim. Acaba Nazan Öncel'i siz bu kadar savunurken o sizin için neler yapıyor?

En çok güldüğüm şey ise @hurkantamer etkileşimde kurduğu ifade oldu. Haddimi aşmak mı? Kime veya neye göre aşılan bir had bu? Sırf Nazan Öncel'i eleştirdiğim için mi haddimi aşmış oluyorum? Ağbi beğenmedim ya, işte bu kadar, var mı ötesi? Seni twitter'da takip bile etmeyen birisini bu kadar ateşli savunmanın özel bir nedeni var mı?

Beni bulunca ne olacak? Nazan Öncel'e laf söylediğim için beni topuğumdan mı vuracaksın, yada kaçırtıp tecavüz mü ettireceksin? Tatlım tecrübeliyimdir ben. Dostlarımdan yedim ben bu kazıkları, senden korkmam için bir sebep yok. Allahaşkına komik olmayın arkadaşlar, ileri görüşlülüğünüzü biraz laftan öteye taşıyın ve insanların ne dediklerini bir okuyun. Bay Hürkan Tamer ile karşılaşacağım günü iple çekiyorum. Üstüne rahat birşeyler al ve gel.



İşin aslı, en çok merak ettiğim de Nazan Öncel'in twitter hesabında neden bloke edildiğim ve hesabın protected statüsüne geçirildiği? Ne o, yoksa Nazan Öncel'de mi eleştirilere bu kadar kapalı bir sanatçı oldu; haberimiz yok? O halde iyi ki gidip Nazan'ın yeni ve bir o kadar da samimi remix albümünü satın almak yerine indirmişim. Vereceğim paraya yazıkmış.

1 yorum:

  1. Ay yok artık uheah.
    Ciddi olamazsın uhahuhea.
    Ay resmen koptum uhea.

    YanıtlaSil