Bayramlar benim için ayakkabı demektir.

Bayramlar, benim için uzun süreden beri yeni kıyafetlerden öte yeni ayakkabılar demek (Gerçi pek çok sudan bahanenın arkasında bu gerekçe yatıyor). E malum, bayram önü, yılbaşı arkası yada ona benzer herhangi ahmak bir gerekçe sayesinde satılması gereken fiyatlardan bol miktarda ürün alabilir hale geldik.

Açıkça söylemek gerekirse evdekilerden utandığımdan, bahar sonu yada yazın aldığım ayakkabıları teker teker sakladığım yerden çıkarmaya korkar oldum. Bir gün birisi bana bir afra tafra yapacak ya, dur bakalım.

Ya hayır, gösterirdim de, babama da aldırdım bir tane bayramdan hemen önce; ondan çekiniyorum. Bir de, sabah giyip çıktım bunları ama akşam nasıl gireceğim eve, onu merak ediyorum. Bunu düşünmeden hareket etmesem iyi olacak.

Alternatif 1: Ofiste bırakmak
Yeterli bir çözüm değil. Otobüstekilere filan da göstermek istiyorum ayakkabılarımı.
Alternatif 2: Çantada taşımak
Devamlı sırt çantası taşıyıp kapının önünde gece eve geç gelen sinsi kızlar gibi ayakkabı değiştirmek. Ya LP yada tablet taşımadığımda? Mesela bugünkü gibi.
Alternatif 3: Hiç birşey yokmuş gibi davranmak; aa, çok önceden almıştım, görmedin mi sen? ayağına yatmak
Yemezler artık sanıyorum.

Neyse. Bulucaz bişeyler. Bir de, binlerce ayakkabın var, pantolon filan al biraz da kendine diyecekler diye endişe ediyorum. 69TL'yi filan bir ayakkabıya vermeye çekinmeyen ben, tıpkı babam gibi 20TL'yi bir pantolona çok görüyorum zaman zaman. Sevgilim Dockers'tan filan bahsederken ben LCW'nin outletinde 9.90'a filan birşey bulabilir miyim acaba diye düşünüyorum.

Bu bayram diğerlerinden farklı bir durumda geçmedi pek. Yaptıklarımın yerine yapmadıklarımı sayarsam sanırım daha iyi bir liste çıkarabilirim:

  • Bayram gezmesi yapmadım
  • 100 TL'den fazla bayram harçlığı toplayamadım
  • Annemle bayramlaşmadım
  • İşkembeyi vermişler, çorba hayallerim suya düştü.
Bayramın 3. günü, Kamil Koç acentasından edindiğimiz birer bilet ile YHT'yi kullanarak Eskişehir'e gittik. Keyifli gündü, anlatırım bir ara. Yalnız birileri zırlak çocukları trene binerken ya uyutsun yada gaz filan verip bayıltsın. Kafam şişti lan.
+
Koltuklar ters olunca beni tutuyor.


Not: Fotoğrafı gizli çekimmiş gibi çekmeye çalıştım Galaxy Note'um vasıtasıylan.
:P

Yorumlar

  1. NEEEEE İŞKEMBEYİ Mİ VERMİŞLER :( BU BENİM BİLE YÜREĞİME DERT OLDU aassşdilfgkhjkfldşsilşl
    ayakkabılar çok hoş (: çok süper duruyor hayırlı olsun..bende rugan aldım :D kırmızı...
    bu ayakkabı sevdası bitmez cidden bitmez yani (:

    YanıtlaSil
  2. du bakayım, benim için bayram ne demek acaba?

    gizli çekimgibi olmuş olmuş, sanki devamında ayak bunu fanketmişte tekmeyi sallamış gibi..

    YanıtlaSil
  3. ay sorma turşucum ya.
    teşekkürler bebiş. tweetle bakalım sen de...

    cem... lol.
    xoxo

    YanıtlaSil
  4. Keske klasik ayakkabi giysem bes kurus vermeden bir suru ayakkabin olurdu. ki babamda bi ton var.

    YanıtlaSil
  5. ayağında paralansın -lol-

    YanıtlaSil
  6. babanla tanışmak istiyorum patrick.
    huffff.
    ogb... ayh. sen buralara gelir miydin?

    YanıtlaSil
  7. üstüme iyilik sağlık ne vakittir çığırıyordum güncellemelerin gelmiyor diye bugün bi baktım dolmuş ilkokul anılarınla ortalık :D

    YanıtlaSil
  8. Normalmis gibi davran, aldiris etme, ben oyle yapiyorum, ozellikle kozmetik reyonuna girip normalmis gibi alip cikiyorum alisti bizim bey:) Ve o cocuklara gelince cani ciksin demek agir gelir ama biktirdilar billah.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.