Aydın'ın erkekliği seninle sevişirken neden uyanmadı, biliyorsun...

Temsili haliyle; 5Harfliler'den.
Senden istediğini aldı. Seninle yattı, seninle sevişti, senden çocuk yaptı ve bütün bunların kişisel başarısı olduğuna inandı. Onun için var olduğunu, telefonda ağladığında onsuz var olamayacağını sandı.

İç yüzünü gördü.

Güçlü bir kadın olduğunu, hayatını devam ettirmek için pek de ona ihtiyaç duymayıp kendi ayaklarının üzerinde durabilme gücünü fark etti.

Güçsüz bir kadının değişimiydi bu. Ondan daha başarılı bir insan, herşeyden önce bir 'kadın' olduğuyla yüzleşti ansızın. Ve senden kaçmaya başladı.

Kaçmak için sebepleri vardı, seni suçladı önce. Sonra seni suçlamanın aslında kendini suçlamak olduğunu gördü. Kaçmak kurtulmak demekti bir çokları için, o da sonuna kadar kaçmaya çalıştı.

Korktu.

Bir taraftan sen artık onun çocuğunun annesiydin; seninle birlikte olmak, seninle eski günlerdeki gibi sevişmek yada öpmek bile o mevcudiyeti yaralıyordu. Kafasında kendi annesinin yalnızlığından temel alan bir yapı vardı, kutsal bir mabet gibiydin artık onun için. Nerede görülmüş mabetlerin bedensel tatminler için kullanıldığı?

Erkeklerin çoğu zaten böyle değil mi; aşkın, sevginin, sevmenin, sevilmenin, sikişmenin ve o yoğunluğun tadını aldı mı kaçar. Hele bir de çocukları olmayagörsün! Yeni ufuklara yelken açar,  kendine cazibesiyle, duruşuyla, karizması ve parasıyla başka avlar yakalamaya çalışır kendine. Çünkü kutsallık adı üstünde; kutsallıktır, kutsal şeylerden korkar ve onlardan kaçar insanlar alel acele.

İşte bu yönüyle büyük kedilere benzetiyorum erkekleri. Aralarındaki tek fark, büyük bir kedi karnını doyurmak için avlar, bir insan erkeği ise bacaklarının arasındakini. Kiminle yada hangi şekilde olduğunun bir önemi yoktur erkek için, yalnızca doymak, gözlerini karartıp ılık ılık akmak ister.

Sonra çeker gider, ayrı.

Duygu Asena'ya sevgiyle.

0 yorum:

Yorum Gönder