Irz düşmanı değilim ve damlatan amında da gözüm yok, kapish?

Devam ettiğim (?) KPSS sınıfında bir kız var. Bilmem nerenin iç mimarlık bölümünü bitirip kendine kapı gibi bir iç mimar diploması almış ve kaderin çirkin bir cilvesi olarak kocasıyla tanışıp evlenmiş ve kaderin diğer bir çirkin cilvesi olarak da Ankara'ya tayinleri çıkmış.

Hani şu küçük kentlerde rastladığımız genç evli çiftler olur ya, koca askerdir, kadın da evde oturmaktan sıkılır ve 'o kadar dirseği boşuna mı çürüttüm' yada 'o kadar dersi boşuna mı çalıştım' dercesine arayış içindedir. Gelen giden akrabalar eksik olmaz bir taraftan, suyun öteki yüzünde ise kocasının işyerinden arkadaşları, astları yada üstleri ile münasebetleri neticesinde gerçekleşen çiftli görüşmeler, akşam oturmaları yada cumartesi günü sabahı ev görmeye gelme eziyetleri falan...

Olayı enli boylu düşündüğümde, kadınların sosyal hayatın içine ve iş hayatına katılmalarını son derece gerekli bulup destekliyorum. En basit haliyle birer birey oldukları gerçeği ile daima yüz yüze kalıp kendilerine ait gerçekleri, doğruları, yanlışları yada tavırları oluyor. Örneğini verdiğim bu tip ise biraz enteresan aslında.

Aklınıza gelebilecek her türlü sınava giriyor kız. ALES'inden DGS'sine, YDS'ninden bilmemnesine kadar. Yemin ediyorum ki böyle bir azim yok ya, bir de gelip sınıfın içinde, ders öncelerinde filan girdiği denemelerden, aldığı puanlardan falan bahsedip iyiden iyiye iyice moralimi bozuyor. İşin bambaşka bir boyutu da kızın erkeklerle olan ilişkisinde gözüme çarpak zayıf ve bana göre çok önemli bir halka.

Bir kaç kez sabah sınıfa girdiğimde günaydın filan dedim en şık, neşeli ve güleç halimle. Kız beni ne zaman görse başını kitaplara gömüyordu, konuşmuyordu, ondan tarafa baktığımda yüzünü çeviriyordu.

Hastasıydım ben de sanki onun.

Kızlardaki bu enteresan tutumu anlayamadım hiç bir zaman. Ne yani, benimle konuştu diye, günaydın dediğimde 'sana da' diye cevap verdiğinde her kızı orospu mu ilan ediyorlar? Nerde o çok güvendiğin benliğin, kişisel varlığın ve bireyselliğin? E anladık, evlisin, barklısın, kocan da var? Bir ortak noktamız daha işte; benim de kocam var?

Merak etme hayatım demek istiyorum öyle anlarda, bana öyle davrandığında; ırz düşmanı değilim ve senin damlatan amında da gözüm yok. Derdim sadece iki çift laf edebilmek, kapish? (Bu kapish lafı da Tony Soprano denen testesteron varilinden bulaştı ağzıma)

Ne yani, kaba mı olayım insanlara karşı? Kalıbıma sığayım diyorum ama bu sefer de tam tersi aksilikler yakamı bırakmıyor.

Of filan.

Yorumlar

  1. Merhaba :)
    Bayanların bu triplerine bir bayan olarak hiçbir zaman anlam veremedim. Allah akıl fikir versin diyorum =)

    YanıtlaSil
  2. Bazi insanlar böyle. Kendilerine biraz saygi ve sevgi gösterine "bu bana yaziyor ha" derdine giriyorlar. Bos ver salla gitsin. Ama böyle küfürlü de yazma canim benim :)

    YanıtlaSil
  3. senin içinde yatan "kadını" farketttiyse artık "kendine rakip" olarak görmüş ve hiç bulaşmamış hatta içten içe hasetlik beslemiş olabilir ahaha (yersen)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.