Özledim, özlemeye devam ediyorum, özlemeye devam edeceğim.

Öylesine sarhoş edici ki güneşin kokusu, yeşil ağaçların arsında masmavi deniz,

Burada yaşasana! diyor içten bir çığlıkla, hovarda bir dışavurum halbuki onunki.

Hayatımdan bir defolur musun İzmir?
---
Sessiz, bencil, merak uyandıran ve karmaşık.

Buram buram sensizlik kokuyor buralar; her cadde, her sokak, her köşebaşı, her otobüs, her park.

Burun deliklerim de o güzel kokunu özlüyor ayrıca, unutmadan söylemem gerekirse eğer. Kulağının altından öpüp kokluyorum bazen sen uyurken, o andaki şekliyle...

Her zaman Kuğulu park, günün herhangi bir anında Güven park. Laçka bir 'merabaa!'dan çok uzağım şimdi; ikibin filan küsür kilometre kadar.

Unutmadan, yediğim eriklerin bile tadı yok Ankara'da sen yokken. (Kırmızı olanlar hala çok ekşi, sizin oradakileri ise henüz tadamadım.)
---

Bir kaç dakika sonra bir yerlerde seni görecek olmanın verdiği o garip mutluluğu, yaşattığı heyecanı ve sevinci özledim bencilce.

Ya zaten biraz da bencillik değil mi sevmenin diğer adı da?

Seni seviyorum derken bile kendine yontuyor mu insan sevgisini, sensiz ne yapacağına karar veremediğinde bile aslında çekip gittiğin için suçlu sensin...
Neyse, özledim; özlemeye devam ediyorum, özlemeye devam edeceğim.

Seviliyosun; ilk günkü gibi; fakat kesinlikle daha fazla.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.