Domalayım da bir de arkamdan sahip ol bana istersen?


İş arama sürecim, yaşadığım bir kaç kırılma olayından sonra yeniden azmış vaziyette. Tanıdıkların tanıdıkları falan vasıtasıyla bir kaç yere iş başvurusu yaptım ve bu seferkiler, benim için her zamankilerden daha umut verici ve ihtimali kuvvetli.

Bu başvurulardan birisi, babamın eski çalıştığı yerde arkadaşı olan bir kadının işlettiği emlak şirketiydi. İzmir'den döndükten sonra ardı arkasına yediğim bir kaç kamçıdan sonra üzülerek belirtmem gerekiyor ki emlak komisyonculuğu yapmaktan temizlik işçiliğine kadar pek çok alanda çalışmayı düşünür oldum ve adına şimdi Şebboy diyeceğim kadının işletmesinde aldım soluğu ilk olarak.

Tanışma merasimi yaşandı, eller sıkıldı, ne içersiniz muhabbetleri geçti en yapay, yapmacık, usulüne uygun ve ticarethanelerin o yapış yapış samimiyetsizlik kokan duvarları arasında. Kadın bize girer girmez 'yeni elemanlar arıyorum' dedi, ve bana sanki bilmiyormuşum gibi modern adı 'gayrimenkul el değiştirmelerine aracılık etme' olan emlakçılıkla ilgili tüyolarını dökmeye başladı. Ben hali hazırda zaten dönüştüğüm sekreter halimle anlattıklarına zaten vakıftım.

Asıl gelmek istediğim nokta, yaptığım işler karşılığında alacağım ücretti.

Bana teklif edilen gelir modeli şu şekildeydi:
- Kasaya 15.000TL sokacaksın.
- Bu paranın üzerinde kazandırdığın her paranın 10%'sini sana prim olarak vereceğim.

Bu, en basit bir hesapla şu oluyor:
Ortalama 80.000TL'lik bir daireden 2% + 2% komisyonla 3.200TL kazancağım ve bunlardan 5 yada 6 tane kadar satmalıyım ki ilk önce şirketin karnını doyurayım; sonra bunlardan en az 5 tane daha satmalıyım ki 1.500TL kazanabileyim.

6 tane desek, toplamda 38.400TL kazanmışken bunun ortalama 1.500TL'si benim cebime kalacak. Bu da, toplam hasılattan ortalama 4% gibi bir bedele denk geliyor. Komique.

Bu gelir modelinin şekillenmesinin gerekçeleri:
- O ofisin aylık belirli bir gideri var ve ilk önce bunu senden tahsil etmeliyim.
- Senin üstünden ilk önce ben kazanmalıyım fakat bunun karşılığında sana işi öğreteceğim. (Meali: Bunun için harcadığın zamanın ve naktin gözümde bir önemi yok.)
- Eğer bana büyük miktarlarda para kazandırırsan seni asgari ücretten yatırdığım prim bedeliyle sigortalarım.

Daha bir kaç saat önce retina ekranlı bir iPad'in ekranında gördüğüm ve korktuğum suratıma yerleştirdiğim derin bir gülümseme ile içimden o 10%'yi ben sana vereyim de sus bari demiş bile olabilirim.


Kolay para kazanmaya çalışıyorsunuz ve bunun için de büyük çabalar sarf edip enteresan bedelleri ödüyorsunuz, biliyorum da işveren modelini başkası üstlendiği halde neden dükkanın çevrilmesi işinin büyük bir kısmını ben karşılıyorum ki? Sırtımdan milyarlar kazanıp bir de dükkanını bana çevirttireceksen domalayım bi de götümden sahip ol bana? Ne ala memleket ayol?

Yok Gamze Hanım varmış, geçen sene çalışmaya başlamış, bugün aylık cirosu 30.000TL'ymiş, Murat Bey başlamış geçen bayramdan önce, bugün alamadığı portföy yokmuş.

Ayol zaten o kadar ciroyu yaptıktan sonra yada devasa gayrimenkulleri satmak için sözleştikten sonra sana ne gerek var kepaze_?


Yalnız, ilk kez belirli bir kotayı doldurduktan sonra prim almaya başlama biçimini gördüm, hayret ettim. Ben 60% üzerinden pazarlık yaparım sanıyordum içten içe. Karı Kota + 10% dedi bana.

O kadar başarılı olsam zaten sana ihtiyacım kalmaz benim hanım.

Kapatırken...
xCoach: Oldu, biz bir düşünelim, kafamıza yatarsa size mutlaka dönerim, zaten karar verdim, bu sektörde çalışıcam.
Şebboy:  xCoach'cım, diğer sektörlerde iş yok artık, iş gayrimenkulde (yüzüne pis bir sırıtış yerleştirirken)
xCoach: Oldu Şebboy teyzeciğim, mutlaka haberleşeceğiz sizinle.


Yorumlar

  1. Bu tarz insanlar her yerde var. Resmen modern köle arıyorlar. Bu şebboy yelloxu da onlardan biri. Yüzde on ne demek yahu, iyi ki saldırmamışsım kadına. 10 15 tane yapılacak iş söylüyorlar sonra da asgari ücret teklif ediyorlar. İşin em acı tarafı ise o kadar yoğun işe bu kadar az parayla çalışacak insanların olması. Çünkü ekmek parası ve muhtaçlar. Umarım istediğin gibi bir iş bulursun xcoach :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya malesef olayın özü burada. insanlar kendilerini bu kadar ucuza kapatmamalı. bu bilinci oluşturmak gerekiyor da nasıl...

      Sil
  2. ahaha şebboy değilde hamzaboy olsa idi "senin için o başlık bir küfürden çok temenni olurdu ama neyse :D"

    o değilde sanki peynir ekmek gibi ev satılıyor lol aylık 15 TL kasaya nasıl girecek :P artık her önüne gelen emlakçı oldu çıktı zaten

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hamza deme bana rezil şey, ah ah.


      hiç sorma. öyle komik ki talepleri...
      biliyosun gayrimenkulde geçmişim var, ilk kez duydum böyle birşeyi, arkadaşlar da ilk kez duymuşlar :))

      neyse.

      bol hamzalı günlerrrr :D

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.