Onlarca bin yıldır yanıtı merak edilen soru: sevgilin varken neden Growlr'da takılıyorsun?


İkili ilişkiler söz konusu olduğunda, iki kişinin yalnızca birbiri ile sürekli olarak etkileşim içinde olmasını, ilişkinin seyrini, şeklini ve ömrünü kısaltan en önemli faktör olarak kabul etmem, ortalama olarak 4 sene öncesine tekabül eder. Özellikle kendim gibi başka geylerle iletişim içinde olma çabamın başlıca gerekçesi ise sahip olduklarımın değerini daha iyi kavramak, vazgeçilemez bir gerçek olarak da güncel ilişkimin gidişatı konusunda çıkmaza düştüğüm yada sıkıştığım yerde yardıma başvurmak ve en temel haliyle, içinden geçtiğim olaylara dışarıdan bir bakış yakalayabilmektir bir yerde.

Beni okuyan, yolu bu blogdan kendiliğinden geçen yada başka yollarla bu blogu okuyanların çoğu ile iki kelam etmişliğimiz vardır. Onların çoğu da bilirler ki aslında, onlarla bazen buluşup oturup konuşmuşluğumuzun temel sebepleri arasında sohbet etmek, fikir alışverişinde bulunmak yada ona benzer şeyler konusunda etkileşim içine girmek vardır. Kaldı ki ötesi yada berisi aslında başka kimseyi de ilgilendirmezken ben neden bu kadar çok kendimi gerdim, onu da bilmiyorum.

Her birinizin muhteşem şekilde yontulmuş birer sadakat abidesi olduğunuzu düşünürsek eğer, sıkça bana sorulan soruların başında halihazırda bir ilişkiye sahipken neden hala Growlr gibi sohbet ve tanışma araçlarını kullanmaya devam ettiğim geliyor. Bu soru, bir kaç ay öncesine kadar yalnızca 'sen sor diye' gibi basit ve yangına körükle gidici bir yanıtı hak ederken bugün konunun, sabahleyin tuvalette kendi halime acırken, aslında toplumsal boyutta önemli bir noktaya parmak bastığını fark ettim.

Kaldı ki, bana bunu soran adam da profilinde in a relationship yazarken aynı zamanda vücut parçaları ile orada var olmuş vaziyette.

Kendime kriter olarak almayı kabul ettiğim ve severek de tercih ettiğim Avrupa standartlarının çoğunun gerisinde kaldığımız konusunda bayağıdır düşünüyorum. Arkadaşlarımızla oluşturduğumuz sosyal çevrelerimiz, etkileşim biçimlerimiz ve biçimlerin gerektirdiği sıklıklar konusunda epeyce gerideyiz. Mesela, sonu happy end ile bitmeyen etkinlik sayımız bence bir elin parmaklarını geçmez. Sosyalleşmek için değil, adeta sikişmek için görüşüyoruz ve olayın sadece bu noktada kalıp öteye geçemiyor olması beni üzen başlıca şey.

İşte bu aşamada, Growlr gibi araçları neden kullandığım konusundaki ilk yanıtım geliyor.

Sonu penis boyuna, seksüel yönelimlere, penis boyuna yada cinsel fantazilerimi ifşa etme taleplerine varmayan sohbetler etmek istiyorum. Mesela, bir erkekle seks yapmanın dışında aynı zamanda otomobillerle, teknolojik oyuncaklarla, seyahat etmekle, yazmakla yada fotoğraf çekmekle de ilgileniyorum ve bununla ilgili aynı cinsel yönelime sahip olduğum insanların ne düşündüğü yada ortak bir nokta yakalarsak neleri denediğini merak ediyorum.

Öteki taraftan da, artık kiminle konuşuğum konusunun açık olması gerektiğini düşünüyorum. Bir zamanlar sohbet etmeye çalıştığımız insanlarda düştüğümüz en büyük ikilem 'acaba kendi fotoğrafı mı?' sorunsalıydı. Kamerada görene kadar yada bir şekilde olur da buluşana kadar büyük bir güven problemi yaşardık. Bu durum, içler acısı şekilde halen bazı minik zümrelerde böyle; kötü kesilmiş bıyıklar, pörsümüş memeler, birazdan içinden ışık görünecek popolar, kirli ve çakma D&G baksırlar halen partner arama sitelerinin yapış yapış sokaklarında iş yapıyor.

Benimse hiç bir şeyle yada en iyi ihtimalle içindeki kadını dışa vururcasına kestiği bıyıklarıyla bana erkeklik taslayan, estetik yoksunu karikatürlerle uğraşmaya pek mecalim yok. Saklambaç oynamayı en kötü ihtimalle lisede filan bıraktım ben. İşte bu yüzden, özellikle Türkiye dışında yaşayan ve en önce kendileriyle barışık olan insanlarla beni daha az yordukları için görüşme ihtiyacı hissediyorum. Boğuluyorum bazen Ankara'dan, İzmir'den yada İstanbul'dan birileriyle görüştüğümde. Onun o kabuğunu kırmaya çalışmaktan, ardı ardına ördüğü ve örmeye devam ettiği duvarları aşmaya gayret etmekten ve yüksek bir oranda başarısız olmaktan hazzetmiyorum. Herhangi paylaşacak bir şey bulamama derdi sanırım bu. Kullandıkları ifadelerin çoğu yüzeysel, sığ ve sıkıcı. Ya da ben tahammül edemiyorum artık.

Bir taraftan da, yakışıklılığının, güzelliğinin yada albenisi olduğunun farkında olan insanların gereksizce kasıldığını ve haksız yere kalp kırdıklarını düşünüyorum. Dışarıda bir yerlerde karşılaştıkları ve onlarla konuşmak isteyen diğer insanları terslemeler olsun, hor görmeler olsun, aşağılamalar olsun.

Klasik bir tabirle, abi bu Avrupa'da yok yha. Şimdiye dek kime bir mesaj yolladıysam, çok büyük oranla geri döndü ve en az bir kez 'hi, hello, thx' gibi selamlama kelimelerinden birisini barındırdı. Adamlar ne kadar güzel olursa olsun, ne kadar verilesi / sikilesi olursa olsun asla terslemiyor, azarlamıyor yada hot görmüyor. İnsan gibi davranıyor karşısındakine. Bizimkilerdeki gibi bir ayrımcılık potansiyeli yok. Sonra sohbetin devamı gelmemiş olabilir, ayrı fakat zaten herkes herkesle iletişim içinde kalacak diye bir şey de yok.



Toparlarsak, growlr gibi araçları, insan gibi iletişim kurmak ve herhangi bir ön yargıyla başbaşa kalmadan güzel, yakışıklı, komplekssiz erkeklere sohbet edip herhangi bir konuda fikir alışverişinde bulunmak için kullanıyorum, bir gün bir yerlerde karşılaşırsak eğer bir fincan çay içmenin, bir kaç saati birlikte geçirmenin, ortak bir karede fotoğrafımızın olmasının yada ona benzer şeylerin hayalini filan kurmayı seviyorum ve bütün bunlara rağmen elimdeki kocaman bir puronun ağzımda uyandırdığı cinsel hazla bu konunun aslında hala sizi ilgilendirmediğini düşünüyorum; bütün bu metni toptan çöpe atarcasına, bir seferde.

Hem benim, sevgilim dediğim insandan başkasıyla seks yapıyor olma ihtimalim seni neden bu kadar rahatsız ediyor? Kendinle kıyaslıyorsun ve yaptığın ama tasvip etmediğin / istediğin fakat sahip olamadığın halde bana dürüst erkek modeli çiziyorsun, değil mi?

Ps: Elbette ki çok yüzelsel bir genelleme değil bu, yaşadığım çevreden harika insanlar da tanıdım bu uygulamalar sayesinde.

İnsanız ve her gün yeni şeyler öğrenip yeni insanları tanıma ihtiyacı hissediyoruz. İlk olarak, birşeyler almak ve vermek için kendimiz gibi hisseden insanlarla iletişim kurma çabası içinde olmamız da son derece doğal. Bana göre doğal olmayan, bunun altında temel iletişim ihtiyacından farklı birşeyleri arayacak kadar zeki (!) olmak. Kendi kendinize söylediğiniz yalanların içindeki doğruları ayıklayın başta ve aslında beyanınızın doğru kabul edilmesi fikrinin ne kadar harika olduğunu düşünün.

Hayat sizin için daha çekilir bir hal alacak.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.