Bugün nasıl hissediyorsun? - mim

Biri iyi misin diye sorarsa cevabın?
Bu soruya direk olarak vereceğim yanıt aslında 'iyiyim' olurdu, fakat dolaylı yoldan iyi, kötü, güzel, çirkin, yorgun, kırgın, yılgın, baygın, kaybetmiş, yanmış, sönmüş, ağlamış, parçalanmış ve her bir parçasını ayrı yere atmış bir haldeyim.

Kendini nasıl tanımlarsın?
Son zamanlarda fark ettiğim en önemli ve belki de düzeltmek için çaba sarf etmem gereken şey, bir işi yaparken o işten hemencecik sıkılmayı başarabilmem. Bunun haricinde duyarlıyım, duygusalım, romantiğim, değer bilir değer veririm. Paylaşmayı severim, bazen de kırıcı, üzücü ve yaralayıcıyım.

Bir erkekte / kadında hoşlandığın şey nedir?
Kadınların dimdik güçlü birer birey olarak hayatımızda daha çok yer kaplıyor oluşu beni son derece mutlu ediyor. Çünkü dünyasal bir gerçek olarak, kadının elinin değdiği herşeye bir güzellik, düzen ve kontrol kolaylığı geliyor. Bununla birlikte, erkeklerdeki beğenilerim biraz daha cinsel, fiziksel ve fantaziler. Örneğin gri kumaş pantlolonun içinde olanca heybeti ile duran bir kabarıklık yada oracıkta ısırmak istediğim dolgun kalçalar erkeklerde başlıca hoşlandığım şeyler. Ayrıca kendine dikkat eden (fiziksel yada manevi olarak), elinden geldiği kadar giyimine, tavrına, konuşmasına ve tabii ki ayakkabılarına dikkat eden pek çok erkek ilgi alanımda.

Bugün nasıl hissediyorsun?
Nasıl hissettiğimden daha çok nasıl hissetmediğimi ve bunun bendeki telaşından bahsetmem gerekiyor. Ağlayıp zırlamalı, kendimi paralamalı, yeniden intihar etmenin yollarını arayıp evde, daracık odamda, yorganın altında bütün gün yokmuş gibi yatmayı becermeliyken hayatın belki de beni en fazla düşündüren tarafı olan iş yaşamı içinde evden işe savruluyorum ve kendimi değerliymiş gibi gösteren bir çevrenin içinde değersiz hissediyorum.

Yaşam amacın ne?
Pom beni bırakıp kendi hayatlarımızda kendi yollarımızda ilerlemeye karar verdiğimiz ana kadar onunla birlikte aynı evde yaşamayı, birlikte yemek yapmayı, birlikte keyifli vakit geçirmeyi, zorluklara birlikte göğüs germeyi ve bence en önemlisi onunla uyanmayı genel bir hedef haline getirmiştim. Şimdilerde ise, gördüğüm bir ayakkabıya yada Galaxy Gear Fit'e sahip olmak için sabah 7'den akşam 7'ye kadar bir fiil çalışıyorum ve yaşamdaki temel amacımın yeniden bomboş bir kışı atlatmaya çalışmak olduğu gerçeği ile yüzleşmekten korkuyorum.

Motton nedir?
Kelime anlamı ile değerlendirdiğimizde, hala paylaşmayı tercih ettiklerimizin yaşadığmız gerçekleri değiştirmediğini düşünüyorum.

Arkadaşların senin hakkında ne düşünür?
Bazılarına göre mesleğimin yüz karalarından biriyimdir herhalde, ukala, çekilmez, geçimsiz ve burnu büyük. Sayısı pek de fazla olmayan bir başka grubuna göre ise yaptıklarımla değerli, başarılı, fazla başarıyı ve kazancı hak eden, prensipli, dışa dönük, kaprisli ve yetenekli. Bence ise hepsinden biraz bende var.

Ailen senin hakkında ne düşünür?
İş beğenmeyen, başarısız, evde yatmaktan başka işi olmayan, para harcamayı seven, ukala, etiketçi, kimseyi beğenmeyen, kendini mükemmel sanan... Daha uzar gider bu liste.

En çok düşündüğün şey nedir?
Biraz erken olacak fakat, Ege'nin üst taraflarında bir yerlerde bir pansiyon yada sevimli bir kafe işletmeye başlamak için ön hazırlıklara başlamanın zamanının geldiğini düşünüyorum. Uzun mesailer, olumsuzluklarla dolu ve hiç bir zaman olumlu bir hale gelmeyecek olan çalışma koşullarını esgeçebilir miyim acaba? Unutmadan, tabii ki Pom.

2+2?
Gerçek hayatın akışına baktığımızda, bu aynı iki sayının toplamı hiç bir zaman 4 etmedi, etmeyecek de. Üzücü ki 4'ü de geçmeyecek. 3.14 diyelim biz.

En iyi arkadaşın hakkında ne düşünüyorsun?
Çalışma sistemi biraz değişik, yavaş ama iyi iş çıkarıyor, aldığı kesin kararlar işe yarıyor fakat onları harfiyen uygulamak için ya tamamına uymalısınız yada hiç birine; arası pek yok gibi.

Hayat hikayen nedir?
Büyük ideallere sahiptim elbette ki herkes gibi. Daha sonra, bu ideallerin içine daha önce yakınlarımda pek kimsede görmediğim bir yönelim değişikliği saptaması girdi. Böylece hayatıma girip çıkanlar oldu ve ben gerçekten yanlış mesleği seçtiğimi ve yaptığımı fark ettim. Şimdiyse işin aslı yarım bir hayatı itekleyerek yaşıyorum ve bundan fazlasıyla utanmam gerekirken bir taraftan alakasız şeylerle ilgili hedefler koyup hayaller kuruyorum. Mesela utanç verici şekilde, herhangi bir altyapıya yada maddi desteğe sahip olmadan iyi kıyafetler içinde yüksek kazanç hayalleri yada Avrupa'da yaşayabileceğimi  falan.

Yorumlar

  1. Hiçbir maddi desteğimiz ya da alt yapımız olmamasına rağmen, boş zamanlarımızda satılık villa bakıyoruz desem :)) Bir de beğenmiyoruz hani... Bunun bahçesi küçükmüş, ıı ıhh bunun tavanları biraz basık gibi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. böyle böyle ev sahibi filan olunuyor :) ama sizinki biraz yüksekten başlamak gibi; 1+1'lerle başlasanız?? :))

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.