Reenkarnasyon: kendi mimimi yanıtlıyorum


Haziran ayının sonunda, reenkarnasyon ile ilgili bir takım meraklarım çerçevesinde 17+3 tane soru sormuş ve bunu bir mim haline getirmiştim.



Üzerinden biraz zaman geçtikten sonra, şimdi o soruları kendim yanıtlamaya karar verdim.
  1. Bunda yada başka bir dünyada, birden fazla kez yaşadığına inanıyor musun?
    Başka bir dünyada yaşamış olma fikri, bana evrenin parçası olduğuma dair yoğun bir heyecan veriyor. Ayrıca tek bir hayat diliminin gerekli deneyimleri yaşamak adına yeterince uzun olduğunu da sanmıyorum. Bu yüzden hem bir kereden fazla yaşadığıma hem de başka bir dünyada var olduğuma inanıyorum.
  2. Buna seni inandıran şey nedir?
    Yaşadıklarımı, elimden geldiği kadarıyla objektif bir şekilde dışarıdan gözlemlemeye çalıştığımda, elimde mutluluklar, hüzünler, başarılar, kayıplar var ve aynı zamanda bu hayata dair tatlı ve acı olarak nitelendirdiğim durumlar var. Her birisinin büyük bir deneyimin küçük birer parçası olduğunu düşünürsek, tek bir yer ve tek bir dünya fikri son derece kısıtlı bir mekan kavramı kalıyor.
  3. Buna seni inandırmayan şey nedir?
    Bedensel ve ruhsal deneyimleri, kısa bir zamanda ve mekanda edinme fikri bana evrensel boyutta çok anlamsız geliyor.
  4. Senin düşüncene göre, neden birden fazla kez dünya denilen ve gezegen olarak tanımlanan yerlere geliyoruz?
    Çünkü bir seferde, ihtyacımız olan tüm deneyimi kazanabilecek kadar yaşamıyoruz. Bizi daha mükemmel, daha donanımlı yada daha iyi yapacak olan şey, uzun vadede kazanılması gereken bir birikirimin sonucu.
  5. İçinde bulunduğumuz ve henüz sınırları tam olarak kesinleştirilememiş boşluk içinde yaşadığın gezegenden başkasında da yaşam olduğuna ve orada yaşamış olma ihtimalini nasıl değerlendiriyorsun?
    Uzay boşluğunun içinde, dünyadan başka yaşam alanlarının varlığı konusunda uzun zamandan bu yana çok netim. Sınırını bilmediğimiz bir yerde, nasıl olur da yalnızca kendimizin varlığından söz edebiliriz? Bu durumda da elbette ki onların birinde yaşamış olma ihtimalimiz söz konusu. Eğer orada yaşadıysam, neleri tecrübe ettiğimi bugün bile hatırlıyor olmak bana büyük bir heyecan yaşatırdı. 
  6. Dünyaya gelmemizdeki amaç ne, neden dünyaya geliyoruz ne halihazırda gelmişken neden tekrar ölüyoruz?
    Mükemmel insana ulaşmak için sahip olmamız gereken bir birikim var ve bence dünyaya tekrar tekrar gelerek o stoğu tamamlamaya çalışıyoruz. Ölümse, hedefimize ulaşmak için önümüzdeki basit bir engel. Eskiyen ve adına beden dediğimiz evlerimiz, bu tecrübeler için bize yeteri kadar geniş alanı sağlamıyor bir süre sonra ve onları değiştirmek için ölüp yeniden bir hayata başlıyoruz.
  7. Çevresel yaşam içindeki rolümüz sence ne, ve rolümüzün dışında neler yapıyoruz?
    Ben rollerin daima doğaya göre şekillendiğini düşünmüşümdür ve biz, insanlar olarak şu aralar doğanın işlerine fazlaca karışıyoruz. İklimlere müdahale ediyoruz, suya müdahale ediyoruz, sıcaklıklarla yada soğukla ilgili büyük problemlerimiz var ve bunların temelinde para denilen materyalin yatıyor oluşu, beni gerçekten korkutuyor. Çünkü, bizde spekülatif olarak talep isteği uyandıran şeylere karşı dayanılmaz bir istek var ve bu bizlerin arınarak saf insana dönüşmemiz için önümüzdeki başlıca aşmamız gereken engel.
  8. Tamamen sana bağlı olarak, eğer bunda yada başka herhangi bir gezegen üzerinde birden fazla kez yaşadıysak, hep ekolojik piramidin en tepesinde tanımlanan insan formunda mıydık yoksa yalnızca maddesel / kütlesel halde şimdi cansız olarak tanımlanan varlıklar veya hayvanlar da olmuş muyuzdur?
    Umuyorum ki olmamışızdır. Mesela ben toprağın üzerinde yaşayan bir solucan olmayı yada kanatlarını uçsuz bucaksızmış gibi görünen gökyüzünde özgürce açıp dilediği gibi süzülebilen bir puhu kuşu olmanın fena bir fikir olmadığını düşünüyorum. Yada denizin ışık gören bölgesinde durup dinlenen bir taş parçası, patlamaya hazır su altı volkanının ağzındaki beyaz karides.Yaşadığımıza inandığım ve adına deneyim dediğm şeyin, bizim yalnızca insan formunda yaşarken edindiğimiz tecrübeleri barındırmıyor olabilir. 
  9. Eğer hep insandıysan neden hep insandın, insandan farklı canlı yada cansız bir varlıksan seni farklı biçimlerde herhangi bir derecedeki yaşam alanlarına bırakmalarının sebebi ne olabilir?
    Hepten insan olduğumu düşünmek istemiyorum. İnsanlar, akıl yürütme ve muhakeme yeteneği yönünden üst sıralarda bir yerlerde olabilir fakat basit düşünme yeteneği de fazlaca iş görür. Farklı formlar olarak dünya üzerine gelmiş olmak, o form halindeyken yaşamam gerekenlerin var olduğunu işaret ediyor olabilir.
  10. Hangi formda yeniden bir gezegende var olacağımıza kim, nasıl karar veriyor?
    Belki de büyük bir labirentin içindeki deney kobayları gibiyiz. Belki tamamen otomatize edilmiş bir mekanizmanın içindeyizdir, belki de ilahi bir güç gerçekten vardır. Tamamiyle kabul yada red etmiyorum fakat benim görüşüm bir ilahi varlığın bu işlerle ilgilendiği yönünde.
  11. Geçmiş yaşamlarının birinde kendini hangi şekildeki bir varlık olarak görmek isterdin?
    Puhu kuşu, beyaz köpekbalığı, cennet papağanı yada en basit haliyle bir taş parçası olmak beni üzmezdi.
  12. Geçmişte bir yerlerde sence hangi şekildeydin?
    Üzgünüm ki herhangi bir fikrim yok fakat orta çağ Fransa'sında yada Kraliçe Elizabeth'in altın çağında yaşamış olmak enfes olurdu!
    Hiç geçmiş yaşamındaki benliğin ile iletişim kurmaya çalıştın mı?
    Bir süre düşündüm fakat bana bu konuda yardım edebilecek kimseyi tanımadım.
  13. Birden fazla kez yaşadığını bilmek seni heyecanlandırır mıydı, kaygılandırır mıydı, endişelendirir miydi yada ne yapardı? Neden?
    Bu farkındalık beni kesinlikle heyecanlandırırdı! Hem geçmiş yönüyle hem de gelecek yönüyle. Fakat neyi yaşayıp neyi yaşayacağımı kestirememek biraz karamsarlık yaratıyor.
  14. Yalnızca bir hayatın olduğunu ve onu da yaşayıp bitirdikten sonra aslında karanlığın içinde sonsuza dek uyuyacağın gerçeği ile yüzleşmek seni nasıl etkilerdi, neden?
    Bu fikir, ölümden kesin olarak korkmama neden oluyor. Yanlızca bir kaç on yıllığına dünyaya geldiysem sonra ne olacak? Yaşam deneyimimin geri kalanında karanlıkta yaşama ihtimali bile beni üzüyor. Çünkü karanlık karanlıktır ve ben karanlığı içinde sevimli ve renkli lambalar yanmadığı ve havada kahve kokusu olmadığı sürece seven bir adam değilim.
    Beden olarak tanımladığımız yapı, işlevini yitirdiğinde ve öldüğümüzde, sence nereye gidiyoruz?
  15. Mutlaka vardır demiyorum ama bir arınma mekanizmasını işlediği, zamanın bizim bildiğimiz şekilde geçmediği ve maddenin algılayabildiğimiz haliyle var olmadığı bir yerde bir süre bulunuyor olmalıyız ki bir önceki yaşamdan kalan deneyimlerimizi idrak edip iyice benliğimize yerleştirebilelim.
  16. Reenkarnasyonu dillendirmek, varlığına inanmak yada varlığını açık şekilde savunmanın günah olduğunu düşünüyor musun?
    Etrafımda illa ki reenkarnasyona inanmayan, onu günah gören yada komik bulan kişiler / topluluklar var. Pek çok konuda olduğu gibi, bu konuda da aleni olarak durduk yere fikrimi beyan etmemin gerekliliğini savunmuyorum. Kişisel beğenilerimde yada yapmayı seçtiğim tercihlerimde olduğu gibi reenkarnasyon konusunda da illa ki kişisel kalmasını istediğim taraflarım var.Bir yerlerde yeniden var olmanın günah sayılacak bir tarafı yok bana göre.
  17. İnanmayı seçtiğin din, bu konuda neler söylüyor?
    Kitlesel tanımıyla, inandığım bir dinin var olduğunu söylemem büyük bir hata olur. Elimden geldiği kadarıyla Kuran'ı da İncil'i de, Tevrat'ı da okuyorum. Bununla birlikte, bu dinlerle birlikte türetilen ve tıpkı edebiyatta hayran kurguları gibi geliştirilen ve dallanıp budaklaştırılan konular hakkında da yayınları takip ediyorum. Dolayısıyla reenkarnasyon konusunda hangisinin ne söylediğini açıkçası bilmiyorum ve şu aşamada merak da etmiyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder