Anadolu Ayıları Gecesi: Mükemmelleştirebildiklerimizden misiniz yoksa mükemmelleştiremediklerimizden misiniz?



Bu yıl ilk kez Ankara Ayıları (?) tarafından her yıl organize edilen partiye gittik bir grup arkadaşla. Dağılmak, mahfolmak, deforme olmak, parçalanmak ve arkadaşları görmek amacıyla mekandaydık.

Sakarya'daki izbe bar, üst katında yuvarlak yatak ve dark room olan şehvet yuvası ve Atakule'nin ordaki kutu kutu pense elmamı yerse'den sonra, ayıların bulduğu mekan benden gayet iyi bir not aldı. Ne sıkış tepiştik, ne de uçsuz bucaksız bir salondaki çil yavruları; terası da vardı soluk alınabilecek kuytu köşeleri de. Gerçi kuytu köşeler, başka etkinliklere de sahne oldu; yazının devamında.

Bir pazarlama iletişimi faciası olarak etkinlikle ilgili kimseden Facebook daveti almamak son derece uygunsuz bir davranış. Sanırım beni blokladılar yada bir şekilde etkinlik dışı tutuldum, umrumda mıydı; tabii ki hayır. Bizzat mekana damladım Tosuncuğum sağolsun, Growlr'daki profilini etkinliğin resmi iletişim araçlarından birisine çevirmişti.

- Ankara'ya kaç tane ayı gelir ki?
- Onlarca.

Web kamerasında sohbet ettiği insanların fotoğraflarını çeken ve onları birer şantaj malzemesi haline getiren orta - üst yaşlı Doğu Akdeniz lubunyasından birer iffet timsali sandığımız yada bize kendini öyle tanıtan İstanbul beyefendilerine (?) kadar herkes oradaydı.

Anadolu Ayıları (?) Gecesi: İki Pigme'nin Savaşı

Etkinliğe katılırken kullanılmak üzere çeşit çeşit aksesuarlar, kıyafetler, iç çamaşırları ve bin türlü seksi şey (?), aylar öncesinden Amerika'lardan yada uzak doğudaki menifekçırlardan sipariş edilmişti. Çeşit çeşit arkası olmayan kilot, envayi çeşit atlet bir süre sonra ortalıkta dolaşmaya başladı. Benim dikkatimi çeken en önemli iyi gereksiz-yenilik, kalın askılarla porno filmlerde filan gördüğümüz derili, demirli, tasma formlu aksesuarlardı. Absürdlükte ve komiklikte büyük bir savaş yaşandı. Kalıplı ve güzel erkeklerde son derece şık ve bakılası olan bu gibi aksesuarlar, yerden yalnızca biraz yüksekte son derece gülünç ve komikti.  İnsanoğlu işte, özeniyor fakat tanrı; bir taraftan alırken öteki taraftan vermeyi unutuyor.

Bence geçen sene partiye kapıdan uğradığını iddia edip sonra felllaaakkkkkettttttiiiii diye çığlık atan yanında iri erkekler tutarak yokluğunu tatmin ediyor, diğeri de ekstra deriler içinde tecavüze uğradığını düşünerek kendini parmaklıyor.

Ps: Tosun, bebişim senin askıların da ... 10 üzerinden 5 filandı. xoxo

Anadolu Ayıları (?) Gecesi: Mükemmelleştirebildiklerimizden misiniz?

Bir süredir, Growlr başta olmak üzere pek çok platformu varlığımla ihya ediyorum. Klasik şekilde tanışma ve sohbet etmek amacıyla açtığım xCoach profillerinin yanında bazen online ettiğim ikinci bir grup hesabım daha var. Ankara için fikir beyan etmek gerekirse eğer, Ankara'daki geylerimizin tamamının gizli, çok seçici, seviyeli, saygılı ve anlayışlı. Aslına bakacak olursanız, hepsi aradığınız mükemmel erkek, sadık eş ve toplumsal imgelem içinde kavramsal olarak tanımlanabilecek kadar namuslu. Hemen hemen hepsi evinden işine, işinden evine belirli düzenleri olan, yaşadıklarını kendine saklayan ve mütevazi insanlar.

Bu söylediklerimle kendim bile inanmadım.

Anadolu Ayıları (?) gecesi: Mükemmelleştiremediklerimizden misiniz?



Kraliçe'nin iflah olmaz bir saf yerine konduğu ortamlarda, yüzünüzü göstermediğiniz için sizi tanımayacağımı sanmanız, kendinize ettiğiniz büyük bir ihanet. Feleğin çemberinden tersli yüzlü onlarca kez geçmiş kişinin yalnızca kendiniz olduğunuzu sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

Bir üst paragrafta açıkladığım kendimizi mükemmelleştirme halini bir kaç satırla yıkmaya niyetliyim, hazırsanız ve yanınıza kusma torbalarınızı aldıysanız.

Benim için partinin kırılma noktası, seçiciliği ve temizliği ile tanıdığım bir adamın yaptığı şovdu.

Yüzlerce kırmızı ve yeşil lazer ışığı noktacığının aydınlattığı karanlık satıhtaki o alkolden büyümüş gözleri, açılmış dudakları, dışarı çıkmış dili, etrafı orman gibi kıllı çirkin penisi kolay kolay unutabileceğimi sanmıyorum. Bir kaç milisaniye içinde o dil o parlak precumu nasıl ortasındaki çukurda topladı, o penisi nasıl kökledi; sahne olarak gözümün önünde ama tasvir edecek kelime bulamıyorum. Herif o leş precumu Shangri-La kaynağından alınmış hayat suyu gibi tek lokmada içti ya la.

Sonuç olarak...

Kendinizi böylesine kasmanıza gerek yok. Elit, elegan yada iyi aile babası gibi davranmanıza gerek yok. Kimsenin kimseye söyleyecek sözü yokken olmadığınız gibi davranmak ve bütün bunların yanında hala dürüstlükten ve güven duymak / güven vermekten bahsetmeniz çok trajikomik.

Bana ahlak bekçiliği, elegan ilişki anatomisti, konservatif seçici geçirgenlik taslarken karanlık bar köşelerinde iki dizinizin üzerinde bir elinizle bacak aranızı okşayıp ağzınızla da precum sıyırmaktan zevk alıyor oluşunuz gerçeklerinizi değiştirmiyor ve sizi beğenileriniz ve zaaflarınız konusunda yargılayacak olan kişi ben değilim.

Bununla birlikte bayan Kentin Eskicisi ve William T. Riker'in sunumu gayet iyiydi. Eğlendirdi kadınlar ve ortada dans eden kıvrak ayı (?) en çok eğlenendi. Kıs-kan-dım.

Ay bunu söylemezsem çatlarım bölümü.
Bir de, sanki bana Barselona'daki MissBear'ı organize ediyormuş gibi havalara giren Ankara bearının (?) havası gereksiz geldi bana. Karı bir hoşgeldin bile demedi, koskoca Kraliçe gelmiş.

Bay Tosun tarafından organize edilen Anadolu Ayıları (?) gecesinde geçirdiğimiz iyi vakitten ötürü kendisine teşekkürü bir borç biliriz. Yaptığı iş, Anadolu bearlarımız için son derece fazla, şık, karmaşık ve yorucu. Yıldan yıla da daha iyiye gidiyor oluşu, bunun katma değeri olsun.

Saol bebişim.

Yorumlar

  1. Her ne kadar cinsiyet ve tercihler olarak farklı olsam da o ortamı merak ettim cidden :) Bir girip baksam ne olur kiii :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aman bi grup erkek görünümlü kadın eğlendi işte kendi arasında :P

      Sil
    2. Ay davet beklediğimi yeterince belli edemedim sanırım :D

      Sil
  2. partideki evli ve std taşıyıcısı arkadaşı tanıdın mı peki koçum? hani sahneden inmeyen ingilizce öğretmeni? hani ankara'daki neredeyse her ayıyla yatanı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kim o ayol?
      tanrıdan Ankara'dan kimseyle pek bi münasebetim yok :D

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.