Öküzün Önde Gideni: Gerçekten bir "öküz" mü yoksa sıradan bir Türk erkeği mi? Yanıtları Derin Muhabbetler'de...

Bu soruları yazarken son derece heyecanlıyım. Çünkü takip ettiğim blogların içinde en çok yeni bir yazı girmesini beklediğim çok sevgili Öküzcüğüm (Öküzün Önde Gideni) Derin Muhabbetler'in konuğu olmayı kabul etti.

Ona ne sorsam diye fazlaca düşündüm. LGBT bir birey olmaması (en azından biz öyle biliyoruz) ona sorulması gereken soruların daha özenli olmasını gerektirdi. Cybi ile aramızdaki seviyesiz hitap şekillerini tabii ki Öküzcüğümle paylaşamazdım fakat, üstü kapalı olarak ona 'gey misin?' diye sordum; o da yanıt verdi.

Sonuçta ortaya aşağıdaki gibi enteresan mini bir röportaj çıktı. Kendisine teşekkürler. Röportajın ilk kısmında, kendisinin gerçekten bir öküz mü yoksa sıradan ve sıklıkla karşılaştığımız klasik bir Türk erkeği mi olduğuna karar veriyoruz.

Keyifli okumalar.


Bir erkek kendini neden 'öküz' olarak tanımlar ve bu rumuzu seçer? Gerçekten 'öküz' müsün ve seni 'öküz' yapan özelliklerin neler?
Aslına bakarsan hiç bir anlamı yok.. Utanırım ben öyle Tyler Durden, Don the Dragon falan isimler üstlenmeye; gülerim.. Vaktiyle kibarfeyzo diye yazmaya başlamıştım; sonra öküz oldu.. 3sn'lik bir fikir.. Olmasaydı da ya denyo olurdu, ya angutyo, ya da ayı..

Ama zamanla düşündüğümden daha eğlenceli olmaya başladı.. Baya baya benimsedim; içimdeki öküz'ü keşfetmeye başladım :)

Bakma öküz dediğime; tırt öküzüm ben.. Farkında olduğum tek öküzüğüm, espri anlayışımla alakalı. Şöyle düşün: özene bözene süslenmiş sevgiliye 'ıyy leş gibi ter kokuyorsun' demek, benim dingo anlayışım için komik bir şey mesela. gerçekten koksa öyle rahat söyleyemem çünkü; söylüyorsam espiridir, 'öküz espirisidir'.. çocuğu 'çirkin şey' diye sevmek gibi belki..

Bazen de şu karikatür Sami Abi'ye benzetirim hayata bakışımı; fazlaca hatta. O öküzlük olabilir bak; kabul ederim :S

Ha bir de, anlaşılagelen şekilsel romantizmi reddeder benim bünye; klodya şifır gelse 'gösteriş için' arabanın kapısını açmam mesela..


Kaç seneden beri heteroseksüelsin?
Bilmem; kendimi bildim bileli :S
Yaşım çıkacak lan; sormasana öyle şeyler; ürkütmeyelim davukları :P
30+ diyelim, anlaşalım hadi :)




Şehrin hangi bölgesinde yaşıyorsun?
Doğma büyüme Kadıköy'lüyüm.. Aha yalaan; Küçükyalı'da oturuyorduk ilkokul öncesinde.
(Popülist Taksim gençlerinden nefret ettiğimi söylemiş miydim?)


Hayır söylememiştin ama biz bunu tahmin edebiliyorduk yazdıklarından :)
Yaşadığın bölgede, gelip geçenleri izlemek için en iyi yer neresi?
Starbucks insanlarından bahsediyorsun sen.. Iykkk.. Mümkünse içeride, kalabalıktan uzak masalarda oturmayı tercih eder bu öküz..  Sevmez sosyal ön masa insanlarını.




Bir günümüzü Kadıköy'de geçireceğiz. Bize Kadıköy'de 24 saatlik bir rota çizer misin?
24 Saat? La oğlum benim kafa matematik çalışır; 24 saat deyince, eve/otele gitmeyip, ertesi sabaha kadar dağın taşın iti olmaktan bahsettiğini farzediyorum.

Sosyal bir adam değilim; ama ultra depresif bir gün 12-15 saat sürtmüşlüğüm var o dediğin rotada.. Ne yapmıştım? Evden Kadıköy'e yürümüştüm aheste aheste.. Kahvaltıyı Altıyol'da sıradan bir büfede yapmıştım.. Reks'te 2 film üst üste izlemiştim (evet, üç film birden mevzunu tecrübe etmişliğim var; lakin, bu 'o' değil elbette) .. gitar mağazalarını kurcalamıştım.. durmadan yürüyüp, kara kara düşünmüştüm.. Çocukuğumda anne kolunda gezdiğim (düğmeciler, kumaşçılar arasında büyüdüm mınanke) Opera Onur benzeri nostaljik pasajlara girip çıkmıştım.. Akşama doğru mercan'da tıkınmıştım.. Gecenin ilerleyen saatlerinde şarapçılar misali en ufak boy viskiden (kanyak ebatında) alıp, ceketin cebinden fırt fırt çeke çeke dolanmaya devam etmiştim (-ki yoktur alkolle aram).. İskelenin oradaki banklarda denizi izleyerek sonlanmıştı gün; gecenin teeeii bilmem kaçında..

Ha siz beni gibi asosyal değilseniz; Bahariye civarında tonla pasaj var eğlencelik.. Süreyya operası var.. Barlar sokağı renkli zibidilerle doludur; kaynaşın.. Aralarda sıcak keyifli cafeler vardır; karga, hera, viktor levi, masal evi, rock pup, zincir mincir vardı eskiden; hala dururlar mı bilmem :S

Reks'te film izleyin; ilk sinema deneyimimi tahta sandalyeler zamanında platoon(müfreze) ile orada yapmıştım ben. Aşağıda (balıkçıların orada) lezzetli ve ekonomik tonla alternatif var. Seç beğen al meşrebine göre..  Sonra moda'ya git.. dondurma ye; Zeynel vardı eskiden, ah ah davuk göğüsleri falan.. ömrüm geçti lan o sokaklarda :S

Şehirdeki en iyi kitapçı ve kahvehane sence hangileri?
Kitapçıyı bana sorma be anam; çok anlamam o işlerden.. Ya mesleki kitaplar, ya tarih kitapları vs; gerisini para verseler okumam. Sevmem mevlana'yı elif şafak'la öğrendiğini sanan tatlı su entellerini. Kahve içinse beylerbeyi ve bağdat caddesindekilerden pek şaşmam genelde.


En iyi nerede yazarsın? Kendine özel olarak ayırdığın bir bölümün var mı?
Yok. Olmadık yerlerde aklıma bir konsept gelir; ve hemen not alırım bir kenara 'yaz bunu bloga' diye.. Sonra müsait ilk vakitte uzun uzun kaleme alırım (kalem?).


Okuyucularınla aran nasıl? Sana yorum yazan biriyle hiç buluştun mu?
Anonimleri ve okuyup okuyup ses çıkartmayanları sevmiyorum; orası kesin. Ama yorum paylaşan, güvenip özelini anlatan okurları seviyorum.

Epostama belki 100'ün üzerinde insan yazdı şu vakite kadar. Bunlar içerisinden 1 sevgili, 1 tırt sevgilimsi, 3-5 fuckbuddy, 3-5 dert ortağı, 3-5 de arkadaş çıktı.. Nice insanın sıkıntısı paylaştım; fikir verdim.. Son yazımda da bahsettiğim misal, nice evlilik kurtardım. Bazen ben anlattım onlar dinledi; bazen ben.. Ohoooo neler neler oldu; hangi birini anlatayım :)

Biraz denizden konuşalım. Suyla aran nasıl? Sana neler anlatır yalnız kaldığınızda?
Suya girdi mi 3 saat çıkmayan tiplerden bu öküz.. Çok sever denizi, suyu.. Son yıllardaki merakı freediving ve zıpkın, istavriti gözünden vurmuşluğu var :)

Bir su kütlesi olarak düşünme, sever misin denizi? Deniz olma halini?
Deniz olma hali ne be? Bruş Li gibi mi; hani "su gibi ol, bardağın şeklini al" falan? :S

Öküzüm ben; anlamam ben öyle deniz gibi olmaktan falan.. iç ses: Deniz vardı bak.. ne oldu, evlendi mi acep? güzeldi memeleri :S

Yüreğin ne kadar büyük?
Şeyin ne kadar büyük gibi oldu bu? :)
Garı kılıklı bir soru bu; geçiyorum izninle.. Bana sorma, ex'lere sor bunu; ayıp.


Röportajın ilk kısmı burada sona eriyor. Röportajın ikinci kısmında hobilerine ve erkeklerle olan ilişkilerine bakış atıyor olacağız. Ağzınız açık kalacak :).


Yorumlar

  1. haha :)

    dur ben de seni yazayım bir ara blogda

    YanıtlaSil
  2. Pek bana hitap etmeyen bir söyleşi olduğu için nötr duygular ile diğer yazılara geçiyorum :)

    YanıtlaSil
  3. Ne tatlı bişey olmuş bu. Devamını bekliyorum.

    YanıtlaSil
  4. bence xCoach Öküz'den daha iyi. Ben öküzovskiyi terk edip, xCoach'a gecicem.:P:P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Promosyon yapsam?
      5 yorum yazana öküz figürlü anahtarlık hediye... Hı?

      Ben de XCoach'a geçicem, ben de!! :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.