Hacer Abla'nın habis kızı Dolmuş Kraliçesi vs. Gurbet Yengelerin kızı Ceren

Şehri boydan boya geçen ve etrafına iğrenç kokular saçarak ilerleyen bir MESKoop dolmuşunun içinde, soförün yanında oturan menopozlu ekürisine en arka koltuktan sesleniyor;

Gurbet yenge evini satıyormuş Tülay, duydun mu?

Hiç istifini bozmadan, gıybet yapmanın bin bir türlü günah olduğu gerçeğini kulağının ardına koyarken, aynı zamanda ilgilenmiyormuş gibi gösteriyor kendini;

Aa, neden Hacer Abla?

Hacer, Tülay'dan beklediği yanıtı aldı ve gaza bastı.

Burdaki evlerine hırsız girdi ya, oturmak gelmemiş Gurbet yengenin. Kiraya geçtiler sonra, orda da yapmadılar. Şimdi de izmir'in bir köyüne taşınmışlar, neresi dedi hatırlamıyorum. 

Ömrü hayatı boyunca yaşadığı şehirden dahi çıkmamış olan Tülay, kendinden beklenen kırsal, sarkastik, sığ ve yapay soruyu sordu.

Ay ne yapçaklar ki Izmir'de?

Tülay, aldığı gazla devam etti.

Orda iş bulmuşlar. Ikisi de devlet dairesinden emekli ama çalışıyorlar işte. 

Bütün bunların arasında, Hacer Abla'nın hemen önündeki koltuğa konumlanmış kızın sesi, bütün dolmuşu ilgilendirmeye ramak kalmış olan sohbetin tam ortasına adeta bomba patlattı.

Ceren'e para yetişmiyor ki.

---

Şehrin öbür ucuna kadar süren derin bir sessizlik.

Ceren'in annesi Gurbet Yengelerin neden İzmir'e taşındığı konusunda herhangi bir fikrim yok. Merak da etmiyorum aslında. Aklı başında olan her insanın yaşamak için tercih edebileceği İzmir'e yerleşmiş olmalarını da tebrik ediyorum açıkçası.

Fakat mahallenin meraklı Melahati Hacer Abla'nın en az kendi kadar gereksiz (ve bence bir miktar da döl israfı) kızının Gurbet yengenin kızına yapıştırdığı garip atmık bana çok dokundu dolmuşta seyahat ederken, şehrin iki ucu arasında ve burnumun direğinin kırılmasına ramak kala.

Bir, sana ne Ceren'e yetişmeyen paradan.

Iki, önce sen kıçından düşen çakma Armony pantolona (Armani diye almıştır kesin) ve ardından da üstündeki Vatsap markalı iğrenç badiye ve son olarak da - şaşırtıcı derecede orijinal - elindeki iPhone 6'ya bak. Unutmadan da bu kombinasyonu kulağından sarkan sahte altın baklava küpelerle tamamla.

Üç, şu pis, kıskanç kaltak ne istiyorsa alın da kenafir bakışlarını çeksin kuzeni Ceren'in üzerinden. Kızın üstüne iğrenç ve habis bir ur gibi çöktü. Kesin kızın bi tane kazağını, badisini, kotunu falan beğendi ve kendine alamadığı için bok atıyor.

Maşallah, Melahat Hacer'in yengesinin kızı Ceren'den hiç aşağı kalır yanın yok. Kim bilir kaç ay aç kalacaksınız ailecek o iPhone 6'nin taksitlerini ödemek için. Ceren'e bok atana kadar oku, çalış da hayatını kur. Anan baban gidince görcem ben seni.

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.