Cenaze evinde networking & Deli Emine'nin Emin'anım Teyze'ye yükselişi

Dedemin cenazesini daha bir kaç saat önce kaldırmıştık. Hepimizin üzerinde delicesine bir şaşkınlık, kırgınlık ve üzüntü vardı. Göz yaşlarımız kurumuş, üstüne bir de yetmezmiş gibi evden eksik olmayan misafirleri ağırlamaya çalışıyorduk.

Beklendiği üzere, dedemlerin eski komşusu Deli Emine'ler de taziyeye geldiler.

Emine ve kocası, geçip bir köşeye oturdular. Taziyelerini sunduktan sonra gözlerini halıya dikerek babannemin acısını paylaşırcasına sessizce oturdular ve Emin'anım Teyze'nin gözünden, bir an olsun bir damla göz yaşı eksik olmadı.

Ve ben, geçmişte onunla geçtiğim dalgalar için kendimden utandım. Kara gün dostluğunun ne tür bir şey olduğu konusunda ciddiyetle bir açıklık yakaladım.

...

Emin'anım Teyzelerden sonra, babamın bilmem nerden bir arkadaşı, babası ve karısı geldi. Oğluna geçmişte halamı mı istemişler neymiş; dedem vermemiş. Yaşlı amca girer girmez bizim gelin hangisi demez mi? Hikayeyi sonradan dinledim tabii. Yuvarlak yüzlü, yemekten şişmiş, çirkin yüzünü bir türbanla sıkıştırıp üzerine bir de kendini güzel sanmış Amway temsilcisi özgüven bombası teyzenin marifetlerinin sonradan ortaya çıkacağını bilmiyorduk tabii.

Bütün bunların üzerine, babamın bir başka arkadaşı daha geldi. O da, yıllardır bir işe girmeye çalışır ama ya kocası çalıştırmaz yada iş beğenmezdi haspam.

Yüzlerce yıl beklesen bir araya gelmeyecek olan ikili, dedemin cenaze evinde bir araya geldi.

Amwayci sürtükle iş beğenmeyen kokoş, daha ne olduğunu anlamadan, evin ortasında networking'e başladılar. Amwayci dubleks ev almış da alt katını düzenlediği eventlara ayırmış da.

Sikerim sizin networkünüzü! Defolun bu evden! demeye kalmadan kalkıp eve gelmek için otobüse gitmem gerekti. O gece, ağzımdan cidden kötü bir söz çıkacaktı...

0 yorum:

Yorum Gönder