Kaçarcasına uzaklaştı keltoş;



Bir süredir bunalımdaydım ve soluğu şehrin ileri gelen erkeklerlerinin devam ettiğini bildiğim hamamda aldım ve biliyorum ki benden böyle hikayeler duymayı özlediniz.

İri yapılı bir tellakla bakıştık önce. Sanırım göğsümdeki piercingden dolayı ne bok olduğumu anlıyor herif, yada bir kere göbek taşında beni sabunlarken yalnışlıkla eline vermiş olmamdan yola çıkarak çekiniyor. Kış gününde buz gibi suya attı kendini, çıktığında hiç bir şey yoktu üzerinde. Daha önce görmediğim penisi göbeğinin altında kalmış ve adeta kaybolmuştu. Küçük penis seven Kraliçe'niz için bile fazla küçüktü, gözleri piercingimde olduğu halde önünü toparladı ve çıktı. Ben de ardından kedimi onun az önce yıkandığı suya bırakıp buz gibi suyun kasıklarımı büzüştürmesine izin verdim. Ardından saunadaydım.

Hamamın kapısında birlikte girdiğimiz adam sereserpe yatıyordu, elimle erişebileceğim bir yere oturdum. Karşımızda gereksiz bir spor müsabakası vardı. Kolumu yattığı yere doğru uzattığımda kendini hiç geriye çekmedi. Girerken anlamıştım aslında onun da ne mal olduğunu. Bir iki sefer peştemalimi bağlama ayağına saunadan çıkarken gösterdim; derin iç çekişlerle onayımı aldım. O Bey'i keşfetmeliydim.

Son oturuşumdan hemen önce peştemalinin altını araladığını gördüm. İşte bu beklediğim andı. Elimi bileğimden biraz ince olan penisine attım. Dimdikti ve sıcacıktı. Kıllı taşaklarını okşarken bacaklarını ayırdı, uzun kıllarla çevrelenmiş kutsal halkasına bir iki darbe attığımda ayağı ile uzaklaştırdı elimi orasından. İşin ilginç tarafı parmak uçlarımda kıl hissetmekten zevk alıyordum. Sesini kesmesini söyledim, bu işin böyle olduğunu ve ikisini birbirinden ayıramayacağımı söyledim. Sakinleşip bacaklarını tekrar ayırınca orta parmağımı geçmişimde yaşadığım her şeyden intikam alırcasına içeri iketledim. Parmağımda birlikte iki üç tane de kıl girdi içine. Bu sefer esaslı bir tekme attı koluma fakat parmağım daracık deliğinden adeta fışkırırken derin bir iç çekişten kendini alamadı.

Elimi biraz tükürükledikten sonra aletinin başını okşamaya başladım. Gerçekten çok iyiydi ve geçmişte bir çok kişiyle tecrübe edinmiş bir Kraliçe olarak öylesini pek az kişide görmüştüm. Herifin bir de heteroseksüel olma ihtimalini düşününce içim daha da kötü oluyordu. Niyeyse bu aralar böyleyim ben. Heteroları daha seksi buluyorum. Sonunda adam inlemeye başladı. Böylesi bir masajı burada kimseden alamayacağını söyleyince teşekkürler aşkım dedi herif. Ne aşkı ayol? demişim içimden. Televizyona bakıp herifin ateş parçasına dönüşen aletini sıvazlamaya devam ederken elime bir kayganlık geldi. Başımı çevirdiğimde saunanın titrek ışığı altında adamın mora dönen aletinin içinden akan parlak ve beyaz sıvıyı gördüm. Devam ederken ikiye katlandı adam (görmekten en çok haz ettiğim sahnelerden birisi) ve kalkıp peştemalini toparladı. Elime bulaşan bir miktar ılık dölü peştemalinin altından kıllı kutsal halkasının içine sürdüm. Kaçarcasına uzaklaştı benden keltoş.

Pişman değilim. Fonda saçma sapan bir elitlik musakkası olarak Non, je ne regrette rien çalıyordu. Sanırım Edith Piaf'tan.

İnsanların beni üzmesinden, kırmasından, gücendirmesinden...
Aslında hikayenin nirengi noktası başka da, gücüm kalmadı yazmaya...

Yorumlar

  1. blogunda bi götünün başının fotosunu koymadığın kalmıştı onuda yaptın sonunda, evet ta kendisi Edith Piaf. (Edna daha iyi bilir :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şöhretimi artık götümü başımı pazarlayarak koruyabiliyorum.
      sen bi instagramımı görsen.
      lol.

      edna..
      ay ruhu şad olsun karının ayol.
      nasıl özledim..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.