Mini tanrıcılık oyunları

Abuk subuk şeylerle birlikte çalıştığınız insanları kendinizden soğutuyorsunuz sonra aynı insanların size dair hoş görü katsayılarının sınırsız sorunsuz katlanarak çoğalmasını, size karşı ortaya çıkan olumsuz düşüncelerin birden değişmesini ve aslında hiç bir şey yokmuşçasına yaşamlarımıza devam etmemizi bekliyorsunuz.

Mini bir tanrıcılık oyununun saçma sapan, kimseyi uzaktan yakından ilgilendirmeyen ve bir o kadar da gereksiz dışa vurumu değil de ne bu? Bencillikler, hoşgörüsüzlükler, insan-beğenmemecilikler, zihinde yaratılan sınıfsal farklar bunları ahlaksızca körüklenmesi bizi sizin kadar köreltmese de, etrafımızda olana bitene karşı gösterdiğimiz reaksiyonların şiddetini ayarlamamızı zorlaştırıyor.

İş hayatında böylesine duygusal olmak zorunda mısınız? İnsanların size nasıl ve hangi katma değerleri kattığına odaklanmanız bu kadar mı zor ya da neden böylesine zor?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.