Geçer mi dersiniz?

Söylemek istediğim ve anlatmaya yeltendiğim, istisnasız her seferinde, niyetlendiğimde elimden kalemin düştüğü ve umutsuzluğa kapıldığım ve karamsarlığa düştüğüm saçma sapan şeyler var kafamda. Hamamda yaptığım yaramazlıklar bile eskisi kadar keyif verip sabırsızlıkla dolan yüreğimi taşırmıyor.

Geçer mi dersiniz? Yolumu bulur muyum yeniden?

Ne Pom'un esamesi kaldı, ne Kurabiye'nin. Bambaşka ihtiraslar dolduruyor yüreğimi. Yaşarken hissettiğim yalnızlık hissini en son bir gece önce rüyamda da iliklerime kadar hissettim. Bir bir gitmişti bir zamanlar yanımda olan insanlar, kokularını hissettiğim, gözlerini görebildiğim ve hatta korkularına kadar bildiğim...

İşte, asıl korktuğum şey de buydu. Galiba yalnız bir herif olarak öleceğim.

Denizden uzakta, kırsalın ortasında, kuru ve kışın buz tutan bir toprağın içinde yatmak istemiyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.