instagram halleriniz ve o bitmek bilmeyen süprüntü yaşamlarınız


İki yıl kadar önce yanımda çalışan bir stajyere "bütün gün instagramda fotoğraf bakmak mı istiyorsun yoksa biraz çalışıp o fotoğraftaki hayatları yaşamak mı istiyorsun?" diye sormuştum.

Kız da kendinden beklenmedik bir çeviklikle instagram'ı telefonundan kaldırmış ve ardından da ikili kıstasın ikincisini seçerek sonraki 3 ay boyunca büyük bir özveri ile çalışarak instagram da fotoğraflarını like ettiği insanlardan olmaya adamıştı kendini.

Başaramadı, ayrı, çünkü onda star ışığı yoktu filan. Bi de babası bar mı, pavyon mu ne işletiyordu. Onun da etkisi olabilir.

İşin bizi şu anda ilgilendiren tarafı ise instagram'da likelamak.

Ağbi sizce de çok keyifli değil mi? Bi sürü insan sizin yapmak istediklerinizi yapıyor ve yetmezmiş gibi bir de onu belgeliyor, siz de ay cnm yha, diyerek like ediyorsunuz.

O hayalleri yaşamış, yapılanları yapmış yaşanmışları yaşamış gibi oluyorsunuz. Gitmek istediğiniz yerleri bizzat gezip o yerlerin havasını solumuş kadar olmuyor musunuz? Ne kadar şık, hem de oturduğunuz yerden.

Birileri sizi hayallerinizi yaşarken siz yerin iki kat altındaki evinizde adil kullanım kotasına katılma ihtimaliniz her saniye artarken ya da 48 ay taksitle aldığınız iPhone 6'nızın mobil kullanım kotası an be an azalırken onları beğenmekten öte bir şey yapamıyorsunuz. Üstelik sokakta, kafelerde ve hatta metro trenlerinde.

Bir de tünele girdiğinizde telefonunuz çekmiyor diye surat yapmıyor musunuz?

Sanırım uninstall edeceğim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.