Toplantının ortasında beliren kilot



Toplantının tam ortasındaydık.

Patron masasında oturuyor, karşısında ne iş yaptığını bilmediğim ama her pazartesi günü ofise gelerek herkese emirler yağdıran ve üstü kapalı fırçalar çeken yaşlı kadın ve yaklaşık yirmi iki buçuk senedir bir şirketin iş planını yazamamasıyla öne çıkan bir başkası oturuyordu. Patronun karşısında, ayakta dikilense bendim, yeni aldığım kalın tabanlı deve tüyü rengi süet Tergan ayakkabılarım ve baldırlarımı hafifçe sıkarak bacaklarımın diri ve destekli görünmesini sağlayan kot pantolonum vardı.  Üstümde de H&M'den içine nasıl girebildiğimi hala anlayamadığım altın rengi bir sweat. Ah tanrım, çok çekiciydim Atasun Optik'teki indirimden aldığım çerçevelerim ve kısa saçlarımla (burada yazar yazmaya ara vererek kendini eliye tatmin eder). Patronun ara sıra yuvasında yavru bir kartal gibi sağa yatık balcıma gözlerini kaydırışını izleyip içten içe keyif alıyordum. (O da beni istiyor.) Tamam ya, bir de belki ofis ortamında yapılabilecek bir seks aktivitesinde nasıl bir slave modeli olsam diye bir kaç düşünce geçmiş olabilir kafamdan.

Sonra bacağımın arkasındaki yumrunun beni rahatsız ettiğine karar verdim. Doğaldım ya hani, kendim olacaktım her yerde. Kaşımaya başladım bir ayağımın üstüyle. Kaşıdıkça yumrunun hareket ettiğini ve aslında biraz uğraşırsam onu oradan çıkarabileceğimi anladım. Bir yandan da düşünüyordum acaba oraya ne girmiş olabilirdi ki? Az önce tuvalete girmiştim, acaba havlu falan mı unuttum diye geçti aklımdan ama altı üstü çişimi yapıp çıkmıştım, pantolonumu indirmemiştim bile. Kaşımaya devam ettim ve sonunda yumru bir şekilde paçamdan dışarı çıktı.

O süre sanırım bir milyon yıl kadar sürdü. Bir sürü buzul çağı, tektonik hareketlere bağlı kıta kayması, iklim altüstlüğü filan yaşandı. Yani bana öyle geldi.

Bacağımdan çıkan şeyin ne olduğunu anlamak için yere kafamı çevirdiğimde, başımdan aşağı İzmir'in Kemeraltı coğrafyasında bir günde kullanılan tüm hamam suları boşaldı. Gayri ihtiyari olarak elimi belime atarak içimdeki gri kilodun yerinde olup olmadığını kontrol etme ihtiyacı hissettim, çünkü içimde olan kilodun bir bacağımı haberim olmadan aşırıp diğer paçamdan dışarı çıkmış olma ihtimali son derece korkunçtu.

Bir önceki gün giydiğim gri üzerine enine yeşil ve mavi çizgili minik kilodum beşe katlanmış ve lastikleri kullanılmaktan ölesiye esnemiş şekilde yerde yatıyordu. Aynı zamanda içler acısı seks yaşamım hakkında da yeteri kadar fikir veriyordu. Kimsenin görmesine mahal vermeden onu ortamdan uzaklaştırmam gerektiğine yaklaşık iki mikron saniye içinde karar verdim ve eğilerek onu yerden alarak cebime sokuşturdum. Bahanemse hazırdı, "dün arabayı yıkarken kullandığım kurulama bezim". İyi ki tanga filan giymiyorum dar kesim kotlarımla, ona nasıl bir senaryo üretirdim acaba? Saç tokam?

Hiç demez mi insan, arabanı kuruladığın bez nasıl oldu da şimdi ortaya çıktı, götüne mi soktun da toplantının ortasında yoktan var oldu? Adeta bir adet kilodu 3 kişinin gözü önünde yoktan var ettim. Bana tapınmaya başlayabilirsiniz artık.

Ayrıca senin araban mı var?

Kilot hâla çantamın ön gözündeki gizli fermuarda duruyor, her akşam eve gittiğime çıkarmam gerektiğini hatırlatıyorum kendime, sonra unutuyorum...

Not: sanırım tüm toplantı boyunca kilodumun lastiği kotumun cebinden göründü durdu. Emin değilim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.