Yaşlı türbanlı kadın markette mıncıklatıyor: ferro-dramatik çığlığa eşlik eden saçmalıklar silsilesi

Yaşlı tübanlı kadın markette mıncıklatıyor: video burada.

İşte burada gördüğünüz tam olarak iki yüzlülüğün bir başka hali. Yolda gördüğü kadına kıza yan bakan, bacaklarına, göğüslerine, kalçalarına bakıp iç geçiren ve hatta laf atan; ağzından küfürü eksik olmayan, iki lafının birisi sikmek olan, bomboş, değersiz, niteliksiz, hayatı boyunca bir baltaya sap olamamış olmanın acısı içinde kıvranan ve bunu içine girdiği her ortamda ağız dalaşlarıyla, argoyla, sikmekle sokmakla bastırmaya çalışan garip varlık profili.

Sana-bana yatağına, yüreğine kimi alacağını, kimin sikini emip kimin götünü sikeceğine dair fikir verme cüretini gösteren döl artığı, tekne kazıntısı gidip markette kadının birinin orasını burasını bili bili yumurtalarının önünde defalarca, utanmadan-sıkılmadan mıncıklayıp zevk almaya bakıyor.

Ve biz de izliyoruz. Hırpani bir zevkle,; acaba gadın ne tepki verecek layn, o da herifinkini eline alacak mı, yoksa oracıkta duvara dayayıp verecek mi? Derin of! çekenler oldu aranızda, nasıl avuçluyor layn diye koltuğunda kıpırdanıp kalkmaya başlayan sikinin köküne giden kan damarlarını gevşetti bazılarınız.

Bazılarınız bili bili yumurtalarının üzerine yatırıp orada yapsalar bile dedi içinden. Kadın üzerine kurduğunuz birbirinden çirkin aforizmalar, varsayımlar, ihtimaller ve ihanetle süslü çirkin ihtiraslarınızda boğulun, e mi?

Ağzınızın suyunu akıta akıta, etrafınızdaki insanlara çizip durduğunuz o mükemmel saygılı insan, sevgi dolu eş ve Batıdan aldığınızı sandığınız bilgi-görgü birikimiyle oluşturduğunuz imajınızı bir kenara bırakarak, belki de gizli çekim bir porno filmin yarattığı o garip ve ıslak heyecanın sikinizi şişirmesine izin vererek.

Ferro-itilmişliğin, değersizleştirilmenin, sömürülmenin, kullanılmanın ve hor görülmenin resmi bu okuyucu, iyi izle bu videoyu. Tek eğlencesi ayak üstü kendini mıncıklatmak / kadın mıncıklamak olan birilerinin feryadı, imdat çığlıkları.

Şişen tek bir yerim oldu, midem. O da yediklerimi ağzıma getirdi.

Bu olay BİM'de olmuş, PIYU'da olmuş, Çetinkaya'da olmuş, A101'de olmuş, Makromarket'te olmuş yada Migros'ta olmuş; hiç bir önemi yok. Marketin hitap ettiği kitlenin değişmesi, yaşanan saçmalığın gerçekliğini bertaraf etmiyor, aksine daha çok vurguluyor. Londra'daki Oxford Caddesi'ndeki Marks & Spencer'da olsa senaryo belli: "yaşlı türbanlı kadın markette mıncıklatıyor".

Tanrı kimseyi yalnızlık ve değersizlik duygusu ile sınamasın diyeceğim ama, bir çoğunuzun hak ettiği şey, yerin yedi kat altında küf kokan bir odada yalnız başınıza ağzınızdan ve götünüzden garip kokular çıkararak ölmek. O da bir doğal seçilim sonuçta.

0 yorum:

Yorum Gönder