Rüya

Keşke rüyalarımızı kaydedebiliyor ve kendimizi kötü hissettiğimiz gecelerde onları tekrar tekrar oynatabiliyor olsak.

Örneğin delicesine sevildiğimizi hissettiğimiz anları sonsuza dek hatırlamaya ve o anların pırıltısını yaşamaya çalışmak yerine uyumadan önce ekstörnıl harddiskimizin ilgili klasöründen çıkarıp o gece izleyebilsek...

Belki de hafıza böyle bir şey, bir şeyleri unutmazsak yerine yenilerini koymamız zorlaşacak ve artık sahip olamadığımız gerçekler, şeyler ve insanların olmayan gerçekliği ile yıkılıp gideceğiz...

Bana eğer bugün sorsanız (ki kesilen yorumlardan artık buralara pek uğramadığınız gerçeği ile yüzleşiyorum) Kurabiye'yle birlikte gittiğimiz Yapraklıkoy'da, ışıl ışıl parıldayan kış güneşinin altında ayaklarımız denize bir kaç santim uzaktayken birbirimize bakışımızı loop'a alıp izlemek harika olurdu.

Ama güzel bir rüyaydı ve bitmesi gerekiyordu...

Bitti.

Not: Bu satırları yazarken düşündüm de... Geçmişte kalanları tüm gerçekliği ile hatırlamak galiba fazla acı verirdi ya. Düşünsene, terk edilmişsin, ayrılmışsın, taşınmışsın hatta ölmüşsün. Belki de video çekmek bu yüzden çok iyi bir şey gibi gelmiyor bana.

Neyse.

Share:

0 yorum:

Yorum Gönder