Ferhundeyim

Ne King gibi bir sıpaya sahibim, ne de King gibi sahibi olan bir sıpayım hatta hiç kimse beni bir havuzun ortasında terk edilmiş halde yüzen şişme orkaya kucaklayıp ters oturtmadı ve hayatımın tek eksiğinin şu sıralar bu olmadığının da farkındayım. King'gil haftasonu havuz sezonunu açmışlar ve bu durumda tabii ki coach eksik kalmamalıydı (7 sene boyunca denizcilik dersleri aldım ben, hahayt! Ocak ayından bu yana denize giriyorum ben!). Üniversite öğrencilerinin sitemizden gitmelerini fırsat bilen yöneticimiz (lol) bacağımı caart diye yaran iskele demirinin yerine yepyeni bir tanesini taktırdıktan sonra havuzu da açmaya karar verdi ve biz de tatilimizin son günü havuzdan faydalanma imkanı yakaladık. Bu sene havuz sezonunun açılışı ve muhtemelen kapanışını aynı güne denk getirmiş olmam konusundaki dertlerimi diğer bir yazıda okuyacaksınız; büyük ihtimalle yaz mevsimi dahilinde sizlerle olacak. Havuzdaki ilk ve son günümde en çok ilgimi çeken ve abartılı şekilde tepkiler vermemi gerektiren şeyi sizlerle paylaşmazsam çatlama ihtimalim var.

İki tane insan; biri oğlan biri kız (biri ay biri yıldız) havuzun içinde yüzüyorlardı son derece samimi şekilde (kesinlikle aklıma herhangi bir cinsel aktivitede olabilecekleri gelmedi). kucak kucağa filanlar. Sonra onlara üçüncü bir patates (pardon, kız. şişmanca) katıldı ve direk olarak oğlanın boynuna dolandı. Diğer kız kakara-kikiri arasında "bizi ayrıdın" şudur-budur laf sokuştururken bizim patates ne dedi dersiniz?

"Ben Ferhunde'yim".

Ferhunde kim ayol? Ben bir "Ferhunde Hanımlar" ı bilirim, o Ferhunde Hanım'mı, hani Ankara'dan? diye düşünürken kendi kendime aklıma şu bizim sünük roman uyarlamalarından Yaprak Dökümü geldi aklıma. Ya hakikaten bu kadar mı yapışık yaşıyorsunuz televizyonlara? Ferhunde iki kişinin arasına mu giriyor? Hadi o giriyor diyelim, bu dizide örnek alınabilecek başka karakter mi yok? Şu diziyi çok merak ediyorum, önümüzdeki haftasonu izleyeyim bari, yabancı kalıyorum bu tür çıkışlara. Afallayıp kalıyorum. Bir de bu insanlara şaşıp kalıyorum kendilerini nasıl bu kadar kolay ve kısa sürede (5 sezonudur oynayan dizi kısa mıdır, yanılgı içindeyim) dizi oyuncularıyla özdeşleştirebiliyorlar. Bie çeşit şizofreni sanırım bu. Hazırlar zaten bu gibi ataklara. Tamam, bende kendimi bir ara kırmızı Power Rangers sanıyodum ama benim sanrılarım ilkokul beşte kaldı.
Gerçi insanlara kızmamak lazım, dizi oyuncularının kendileri bile oynadıkları karaktere bürünüveriyorlar. Neyse, sonra ben suya daldım. Umarım su-altı-kahkahamın fokurtuları kendilerini rahatsız etmemiştir.
lol.

2 yorum:

  1. Zayıf kızın yerinde olsaydım şişmanı bğardım yani, havuzda romantizmin içine etmiş.

    Dizilerin kötü karakterleri hep hoşuma gitmiştir böyle zeki falan olurlar, kimse onların yaptığını anlamadan bi sürü olay karıştırırlar. Ama bağdaştırmam yani kendimle. Power rangersları hayal meyal hatırlıyorum, pek severdim. :D

    YanıtlaSil
  2. yoksa sen hala tehlikenin ferhunde değil misin?

    YanıtlaSil