Tribal Sixtees olmuş; derhal gidildi.

Sonunda o izbe sokaktan kurtulup daha elit ve yüzüne bakılır bir mekana taşınmış olan Tribal'i yeni mekanında ziyaret edebildik. Bir pasajın ikinci katı ile terası hunharca istila edilmiş ve oraya yeppppyeni bir bar kurulmuş. İnternette yazan bilgilere göre eskiden de bir barmış orası ve yeni ismiyle de anılıyormuş: Sixtees.

Kapının önünde yine 20TL bekleyen bir moruk var (ki moruklarla karşı olan ilgimi bilirsiniz-buna dünyada bir o-bir ben kalsak yine bakmazdım herhalde) ve hatta elinde bir de pos makinası: giriş ücretini artık kredi kartınızla ödeyebiliyorsunuz minnoşlarım.

İçeri girerken nezaket gösterip paltomu almalarından işkillenmeliydim; sonuçta Mercedes'in lansmanlarından birisinde değilim. Neyse. Çıkarken 5TL istiyorlar.

Bir kalabalık; bir kalabalık. Ortalık apaçi ve aynı zamanda gay paydasında buluşabilmiş insanlarla dolu. Kabul içlerinden bir iki tanesi beni feci tutar; ama bir Kraliçe Sırdaşı'na yakışmayacak olan davranışlar sergilememeliyim. Tarz bir iki tip de vardı, transeksüeller ve travestiler de. Ya ben ciddi ciddi trans-bir arkadaş istiyorum. Bazıları çok eğlenceli oluyorlar.

Atlamadan geçemeyeceğim bir nokta hayatımda içtiğim en iğrenç votka-redbull'un burada olduğu. Resmen votkaya filan benzemiyordu. İnşallah içine metili basmamışlardır. Yarını zar zor içtikten sonra çok çok çok teşekkür ederek bir kenara itekledim ve kola ile devam ettim. Yüzüne bakılır gibi değildi. Anlayamadığım diğer bir nokta gay barda rakı içen amca profili. Lan git bi ocakbaşında filan iç. Di mi ama?

Bir ara arkamda takım elbisesi ve anlamsız suratı ile bıyıklımsı bir balamoz Hande Yener'in Bana mı yasak aşkın? şarkısı dahilinde yaylanıyordu. Hatta Ramazan ayının başında tanıştığımız ve beni reddeden bir adamla da karşılaştık. Döndü döndü baktı, evet bende onu fark ettim ama tanıdığımı belli etme gereği duymadım. Sonuçta beni beğenmemişti. LOL.

Dün gece, kendi eğlence kültürümü sorgulama gereği duydum ve evet; bu kültürün bir hayli dışında yaşadığımı kabul ediyorum. Barın etrafında eğlenen ve gerçekten eğlenceli bir kaç lubunumsu dışında beni pek açmadı ve yeniden 40 yıl gitmesem 41.yılın ilk günü de özellikle gitmek isteyeceğimi sanmıyorum.

Çıkarmamız gereken diğer bir sonuç, Ankara'nın daha çok eşcinsel mekana ihtiyacı olduğu. Gerçi %90 su, %5 votka, %9 buz ve %1 redbull ile hazırlanan ve 20TL'ye satılan içkiler varker, 5TL'ye 2.5lt'lik petlerden bar masasının altında alelacele doldurulan kolalar çok muhteşem birer şeymiş gibi sunulurken bu işin biraz zor olduğunun da farkındayım.

Sonuç:
Eşcinsel mekan sahipleri biraz yatırım yapıp içeriği kısmasınlar; uzun dönemli kazansınlar. Tribal / Sixties hala tavsiye edilmiyor.
LOL.

0 yorum:

Yorum Gönder