Ayak fahişeleri bana nasıl ilham verdi?

Gazetedeki yepyeni fuhuş trendi olan  ayak fahişeliği, bugün benim dikkatimi fazlaca çeken ilginç bir unsur olarak görünüyor.

Amerika da yaşayan ve düz, pürüzsüz ve kemiksiz ayaklara sahip olan kadınlar, 10 dakikası 20 dolardan hiç tanımadıkları erkeklere masaj filan yaptırıp dünyanın parasını kazanıyorlarmış.

Bu durum, bir fuhuş biçimi olarak kabul edilmeli yada fuhuş sınıfına sokulmalı mıdır pek emin değilim fakat dünyada yepyeni bur gelir modeli olarak düşünülebilecek enteresan bir oluşum. Kaldı ki, ayak, çorap veya ayakkabı fetişizmi ülke yada sosyal sınıf ayırdetmeden hepimizin başındaki birer gerçekken bunu bir şekilde kazanç kapı haline getirmek mi problem olan, tartışabileceğimiz konu belki bu olabilir.

Biz aslında herşeyi bir kenara bırakıp bu kazanç modelini nasıl hayatımıza sokabiliriz, onu araştıralım.

Yıllar önce Mersin de tanıdığım rezilin tekinin hayalleri arasında bir berber salonu açmak ve orada 18 yaşında filan olan oğlanlara etek traşı hizmeti verdirmek vardı. Sonunda berberi açtı fakat etek traşı hizmeti bir hayal olarak kaldı.

Madem ki yepyeni bir fahişelik modeli üstünde duruyoruz, o halde ben de Türk lgbt bloglarının önde gelen fahişelerinden birisi olarak fikirlerimi beyan edeyim.

Örneğin benim çok ciddi bir ayakkabı fetişim vardır. Bu son zamanlarda kendini çorap ve özellikle ayak bileği fetişine doğru çekti. Şık bir ayakkabının içindeki hoş bir çorap ve o çorabın içinden pörtleyen bir bilek kemiği kadar çok az seksi şey bilirim ben. Bununla ilgili ne yapsam mesela; Tunalı Hilmi de bir,dükkan kiralayıp ayakkabı satışı esnasında para veya indirim karşılığında ayak mı okşasam?

Yetmedi, 2.
Küçüklüğümden bu yana ciddi bir siyah çorap ve siyah çoraplı ayak tabanı fetişim vardır. Öyle sıradan bir şekilde yalamak yada dokunmak değil de üstüne sürtünmek, parmaklarının arasına yerleştirip ileri geri uyarılmak ve sonunda tabii ki çorabın üstüne boşalmak. Bununla ilgili şu an kaynağını hatırlamadığım bir hikaye var. Bir arkadaşımın arkadaşı, üst kat komşusu uyurken adamın çorabına boşalmış. Bu  hikayeyi duyduğum gün bu fetişim kendisini göstermişti. Para karşılığında birilerinin ayaklarına boşalabilirim mesela.

Olmadı koltuk altı yalayarak da para kazanabilirim. O da fena bir iş değil bir yerde. Fakat şartlarım var; temiz ve kıllı olacak, ayrıca sahibi de en azından stocky yada musclemsi bir formatta olacak. Danette dökmek yada çikolata eritip sıcak sıcak damlatmak serbest sayılacak. Kabulseniz varım.

Farklı bir alternatif olarak daha önceki yazılarımdan birisinde bahsettiğim kasıktan keşkül yeme olayına da girebiliriz. Keşkül açmaz derseniz suyu bacak aranızdan akıp oradaki kılları yapış yapış eden künefe yada tam daşşaklarınızın üstüne yerleştireceğiniz kazan dibi filan da tercih edilebilir olacaktır.

Sanırım bu kadar beyin fırtınası yeterli.

Belki de ben de ayaklarımı birilerine kremleterek yada yalatarak işe başlasam iyi olacak. Sonuçta neredeyse bütün büyük holdinglerin temelinde ya bir bakkal dükkanı yada elde dikilen ayakkabıların satıldığı ve kenar mahallelerde konumlanmış atölyeler yatıyor.

Unutmadan.
Fetiş üstüne kurulu ticaret alanları Türkiye'ye gelse ne olur acaba? Heteroseksüel ilişkilerin bile zaman zaman büyük birer tabu sayıldığı ve konuşulmaktan kaçınıldığı bu toplumun içinde, insanlar gerçekten fetişleri için para harcar yada onları bir şekilde gün yüzüne çıkaracak davranışlar sergilerler mi?

Neyse.
Biz en iyisi kendimize uygun bir gelir modeli geliştirme işi üstünde biraz çalışalım :)

Yorumlar

  1. Ayaklarımdan para kazanacaksam varım bu işte ben.
    Bütün kriterlerimden vazgeçtim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.