Öküz: Kırbaç, kelepçe hobiden sayılıyor muydu?

 
Öküzcüğümle yaptığımız uzun soluklu söyleşinin sonuna gelirken, benim gibi siz de onun aslında gerçek bir öküz değil de klasik bir erkek olduğunu anlıyor olacaksınız.

Derinlemesine baktığı çevresi, kendine ait oturmuş ve onunla bütünleşmiş görüşleri var Öküzcüğümün. Ben bunları yazdıklarından anlayabiliyordum fakat siz de anlayın istedim.

Kendisine buradan kocaman bir teşekkür ediyorum, iyi ki geçerken uğradı hayatımıza.


Eşcinsel olmakla ilgili kafanda neleri değiştirmeyi başardım?
Eskisi gibi ön yargılı bakmıyorum onlara. Daha önce de söylediğim gibi; bana bıyık burmadıktan / mesafelerini koruduktan sonra, saygım sonsuz..

İnsanları cinsel tercihlerine göre sınıfandırmıyorum.


Çağı yakalamak ve bugüne ayak uydurmak için üzerimize ne gibi sorumluluklar düşüyor?
Bizınss haricinde çağı yakalamak umurumda değil. Birileri istiyor, şartlar değişiyor, yalnızlaşıyorum / uzaklaşıyorum diye değişmeye hiç ama hiç niyetim yok. Bedelini de ödemeye hazırım -ki ödüyorum da çatır çatır.

Yani; 'çağı yakalamaya sokiim, sana bir şey olmasın' afedersin..

İnsan sence neden cimri minnetini gösterirken?
5 Para etmez empati yoksunu kıymet bilmez bir ahmaklıktan olabileceği gibi; canı yanmıştır, ondan da olabilir.. Biri hayalarına tekme atsa, o sırada onun ayağına bastığın için üzülür müsün? Yahut, bir başkası sol kolunu testereyle kesse; vaktiyle sana yemek ısmarlamış/evinde ağarlamış olmasının anlamı olur mu? O misal..

İyilik de göreceli bir şey.. Sabancı'nın cebinden 100 lira çıkartıp vermesiyle, garibanın sana 100 lira vermesi bir mi? Birinin ruhu duymayacak; diğeri 2 hafta aç kalacak o parayı verdiği için..

Bütünüyle kendin olabildiğin bir zaman dilimi var mı?
Kendine vakit ayıran biri değilim malesef. Ama düne göre daha 'benim'; onu net hissediyorum. Ve keşke 15-20 sene önceki 'ben' olabilsem..

Bize bir hobinden bahset ki, öylesine şaşıralım...
Hobiden çok ne var.. Sağlam gitar çalarım, iyi yüzerim, kürek çekerim, nefessiz serbest dalış(freedive) ve zıpkın mevzularına fena takığım, fotoğraf çekerim, yemek yaparım, yazarım.. Ohoo; hangi birini yazayım?

İç ses: kırbaç kelepçe hobiden sayılıyor muydu? :)

On sene önce gece sokağa çıktığında hissettiklerinle bugün hissettiklerin arasında ne gibi farklar var?
Bir arabasın; farzedelim brand-new bir BMW..  İlk aylarını düşün; nasıl kendinden emin, havalı, mutlu, dünya bir tarafıma minare..

Sonra 10 yıl ileri sar.. Döşeme temziliği vaktin gelmiş.. Servis vaktini 5bin km geciktirmişsin.. Kasko ya var, ya yok.. Kalmamış o enerji dolu, mutlu, havalı halinden eser..

O misal..

Bir de.. Çok kopmuşum dünyadan üzerine afiyet; uzaylı gibi hissediyorum yeni gençlerin arasında. Farklı giyiniyoruz farklı yaşıyoruz, farklı şeylere gülüyoruz, farklı ahlaki duruşlarımız var, farklı yönlere bakıyoruz vs.. Yaşlanıyoruz dostum..

Türkiye'deki kadın ve erkek ilişkilerinin daha iyi hale gelmesi için insanların üzerine ne gibi görevler düşüyor?
Vicdan.. Her şeyin temelinde o var..

Hiç bana erkekler bikbik şöye kötü böyle kötü / dövüyorlar kadınları vs denmesin; ne kadınlar da gördüm, açtırmayın ağzımı bana.. Gerçek hayat, kitaplardaki filmlerdeki gibi değil malesef.. Kötü olmanın cinsiyeti yok..

Biriyle geçirdiğin en güzel dakikalarda düşündüğün en parlak şey neydi?
Höyn? en parlak mı? Biriyle güzel bir an geçiriyorsam, aklımda baka şey olmaz; onu düşünürüm elbet.. Ama 'en parlak' kısmını pek anlayamadım :S

Tek aklıma gelen, yatay jimnastik mezularıyla ilgili.. Pişbirik oynayacak değilim ya sevdiğimle :S

En sevdiğin kişi kim?
Abim.

En kısa sürede görüşmek üzere! :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.