Bir kraliçenin üstesinden gelmesi gereken hayat gaileleri – 1: Başarısızlık

Kısa olduğunu sanıp paragraflarca saçmaladığım ve bu yazı dizisinin pilot ürünü olma özelliğini gösteren metinde üstünde oturmayı bir görev olarak bildiğim tahtımla ilgili çirkin sırları paylaşmanın yanında ayrıca size, ikinci yazıda nitelikli bir bilgi de vereceğimi ilan etmiştim ve her kraliçenin yapacağı gibi, şimdi bu sözümü tutmam gerektiğini biliyorum.
Etrafımızda, bize ne yapıp ne yapmayacağımızı söyleyen bir sürü salak insan var. İçinde büyük miktarda yanlışlık olma ihtimali olan saçma doğrularını size de dikte edip onları sizin de doğrularınız haline getirip bir nevi sizi suç ortağı ilan etmeleri, size başarısızlık, yetersizlik ve kifayetsizlik hissini yaşatabilir. Çünkü kutsallar kutsalı bir Kraliçe olan ben bile zaman zaman böyle aptalca davranışların kurban olabiliyorum.

Demem o ki beybiler, başarısızlık kaygısından uzak durmanız gerekiyor. Başarı gerçekten öylesine göreceli, öylesine sofistike, öylesine sarkastik, dramatik ve daha bir sürü şey ki. Başardıkça yeni açıklar yaratan doyumsuz canavarlar mısınız yoksa kendinizi başarılı sayabileceğiniz gerçek hedefleriniz mi var?
Başaramıyor gibi görünmek size çıktığınız yolda U dönüşler yaptırabilir. Bir şeylerin ilk seferinde tam anlamıyla “başarılmasının” Thames nehrinin tüm su atomlarının yalnızca %1’i gibi düşük bir ihtimale tekabül edebileceğini unutmayın nedimelerim.
Önünüzde yapmış başarmış ve size başarılarıyla belki de hava atan enteresan insanların oldukları yere Kraliçe tarafından getirildiğini mi sanıyorsunuz? Hepsi onlarca, yüzlerce ve belki de binlerce kez başarısız oldu ve yılmadı. Başarısızlık, bir deneyim modeli olarak düşünüldüğünde daha kolay idrak edilebilir. Kendinizi başarısız hissettiğinizde yoldan dönmek yok, okey mi?

2 yorum:

  1. Bu söylediklerime şu anda ben bile inanamadım.

    YanıtlaSil
  2. Çoğu zaman başarısızlığa katlanamadığımı itiraf ediyorum ve gidiyorum.

    YanıtlaSil