Hamamda basılanlar - vol: 2532589745125625

İki yüzlülük üzerine son derece fazla içerik ürettikten sonra hala bıkmamış olmalıyım ki yine bir hamam maceramı sizinle paylaşmak istedim. Olanca açıklığıyla ve bir o kadar da rezil, ibretlik ve skandal anlarıyla.

Kötü yola düşüşümün üzerinden geçen bilmem kaçıncı senenin sene-i devriyesini kutlamak üzere bu sefer yine Ankara'nın en ünlü bear banyosundaydım. Evden çıkıp oraya gitmemin ortalama iki saat sürdüğünü düşünürsek - evet, bildiğiniz haliyle belediye otobüslerini kullanarak - erken öğleden önce kurnamın başına geçip ilk ılık ve kutsal suyumu dökünmüştüm.

Çeşitli ve bir o kadar da kutsal bear app'lerimizin bize sunduğu çeşitliliği ve bu çeşitliliğin içler acısı gerçekçi tadını düşünürsek eğer, orada karşılaştığınız insanların bir şekilde telefonunuzun tarayıcısının cache'sinde yer tutmamış olmak gibi bir ihtimali, ancak benim kendimi artık full - a sanmam kadar düşük. Yani ortalama %5 filan, o da en iyi ihtimalle. Neyse, olanca namusumla, tuttuğum kabinimde yıkanırken - ve tabii ki peştemalimin arasından kutsal cevizlerimi sergilemeyi ihmal etmezken - içeri Growlr'ın Ankara eşrafından tanıdık simalarından birisi girmesin mi? Derhal eteğimi belime çekip perdemi kapattım ve bir süre oyalandıktan sonra ortalıkta neler olup bittiğini anlamak üzere kendimi göbek taşının etrafında süregelen çark akıntısına bıraktım. O arada yerdeki kanaldan kullanılmak sureti ile yıpranmış ve açılarak boylu boyunca uzamış ve bir zamanlar çilekli olduğunu tahmin ettiğim bir korunma aracı yüzerek geçti.

Göbek taşı olabildiğince ilginçti; taşın üzerine yuvarlananları mı ararsınız, bacaklarını kaldırmış oracıkta vermeye dünden hazır olanları mı ararsınız... Bir seferinde bir amcayı orasından yakalayıvermiştim, adam korkudan elime işemişti. Neyse, arada bir saunaya da giriyorum ama oradan iş çıkacak gibi - şey, pardon orada rahat edecek gibi değil. Çünkü ne kadar kılsız ve göbeksiz erkek sureti varsa o gün orada, hepsinin o saatte sauna alacakları tutmuş. Heykel gibi bir adamla bakışmalarımızın neticesini ise birazdan okuyacaksınız.

Ankara eşrafından bu bearımız (?) tabii ki Kraliçesini tanıdı ve onun kutsal mevcudiyetinden uzaklaştı. Fakat arkadaşın kapalı perdeleri aralayıp içeri şöyle bir göz atmam gibi saçma bazı davranışları var; elalemin perdelerini sen niye aralıyorsun durmadan? Bir olur iki olur. İnsan göt kadar bir ortamda kaç kişiden daha azar yemeye razı olabilir ki? Ya da biraz daha tersinden sorayım soruyu: insanın içinden biraz olsun ar geçen damarının çatlağını onarması için kaç kişiden 3. sınıf leş gibi bir hamamda azar yemesi gerekiyor?

Fakat bu bearımız (ay şuna bear demeyeyim diyorum ama sıfatını niteleyecek başka kelimem yok - ya da dur; keltoş_p(A) diyelim) en sonunda öyle bir sert kayaya çarptı ki; siz deyin İstanbul'da çok ünlü bir ağır abinin kocasına asılmak; ben diyeyim ünlü milliyetçi grubun üst düzey bir yöneticinden pasif olmasını istemek ve karşılığını almak:

Hamamın işletmecisi olan  - biz ona ilkinsan diyelim - adam, kutsal bir yıkama eyleminden sonra kendi terini atmak üzere bir kabine kapanmış. Bizim bu keltoş_p(A), onun da perdesini aralamaya çalışmış - ve bir rivayete göre içeri girmeye çalışmış - dananın kuyruğu da o anda kopmaya karar vermiş.

Yani koptu. Ben içeride kopan fırtınanın sesini duyduğumda kendime geldim, o arada çok hoş bir beyefendinin ağzında, damağının sıcaklığı ile kendimden geçiyordum. Öyle böyle bir bağırma değil, sandım ki hamamın temelleri yerinden oynuyor ve hepimiz tanrının bizzat bize gönderdiği bir lanet olarak o binanın temelleri arasında yok olup ilerde arkeologlara ibretlik birer buluntu olmak sureti ile binlerce yıl sıkışmış ruhlarımızla birlikte orada bekleyeceğiz.

Hepimiz korkuyla göbek taşının etrafında toparlandık ve ilkinsanın sinirinin geçmesini bekliyoruz. Ereksiyonum söndü, o derece korktum. O an hepiniz domalın, sırayla sikicem dese hiç birimizin hayır diyecek savunma gücü yok. Hepimizin götünde kolumuzun rahatlıkla girebileceği kadar büyük birer delik açarsa kendimizi şanslı sayacaz. O derece. Neyse, çabuk kalktığı gibi çabuk sönüyormuş da iki kez daha bağırıp ortamı bize bıraktı.

Biraz da işin beni ilgilendiren kısmına bakalım...

Yada bakmayalım. Ne münasebet ayol. Ne zaman kendime dair bir şeyi ifşa ettiğimi gördünüz?

Yorumlar

  1. küçük xcoach korkunca hepten içine kaçmıştır artık asdafdfas

    hamam maceraları halen prim yapıyor mu yaw, biliyorsun ilk bahseden bendim :cool:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahahahah. kaçtı kaçtı. kendimi zor attım oradan sonra.

      valla, bir sürü yazıyı offline ettim, hala en çok okunanlar İzmir hamamlarında yediğim naneleri anlattıklarım. Daha anlatacaklarım da var :P


      xoxoxoxo

      Sil
  2. merhaba ben yeniyimde buralarda hamamın ismini yazabilirmisin?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ankara, gey hamam dersen çıkıyo :D
      zorda kalmasınlar diye isim veremiyorum burada :D

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.