Akdeniz'e dair güzel anılar


Dört gözle beklediğim konuşma, 9 Kasım 2016 tarihinde ve saat 20.00 civarında gerçekleşti.

Arayan bendim. Artık dayanamadım. Yeni bir sayfaya açmaya hazırken, öteki yazılmış, kirlenmiş, üzerine mürekkep akmış, kanla kirlenmiş, göz yaşı ile ıslanmış, döl ile lekelenmiş ve her şeye rağmen bir süre daha özene bezene saklanmış olan sayfanın kapandığından emin olmam gerekiyordu.

Belki de karşı taraf için sayfa tamamen kapanmıştı ve  yaptığımız buz gibi telefon konuşmasının ardından sayfa benim için de tamamıyla kapanmış oldu.

Bir kaç gün önce yazdığım yazıdan sonra, bir arkadaşımı arayarak Kurabiye'yi rüyamda gördüğümü ve rüyamda "soğuk bir selamlamadan sonra beni beklemeye aldı" demiştim. Tekrar arayıp söylediğimde "öngörü var sende" dedi. Sanırım iyi bir şey. Fal baka baka gelecekten mesajlar alma yetisi geliştirmiş olabilirim.

 Bir yandan insanlar bana bir çok kez kötü hissettirdi, bunu da atlatırım gibime geliyor. Fakat üzülüyorum filan.

Akdeniz'e dair güzel anıları hatırlayıp minik bir gülümseme ile yad etme zamanı...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.