YENİ EKLENENLER

Ne oldu bizim İskandinavya hayallerimize? Anlatayım.


Saatleri geri / ileri alma aktivitemizi iptal etmemizin üzerine binlerce ton şey söylendi, çizildi, atıldı, tutuldu sıçıldı sıvandı falan. Eninde sonunda, mümkün olduğu kadar minimal bir sosyal medya kullanıcısı olarak, hayatımın bir yerlerinde öyle yada böyle, mecburen / zorunluluktan dahil ettiğim insanların birbirinden saçma sapan, değersiz ve kıyıda köşede kalmış bir hamamın giderinden pek de farklı olmayan iğrenç bir sığlıktaki yorumlarını ister istemez okumak zorunda kaldım.

İşin en ilginç tarafı, sanki sabah ezanından az önce kalkıp hava yarı alacalı - bulacalıyken yollara düşmemiz çok sıradanmış gibi karanlıkta yola düşmeyi, yaşamayı ve hayatını buna göre şekillendirme dayatmasını normalleştirmeye meyilli olanların da varlığı idi.

İçlerinden bir tanesinin "güneş doğmadan evden çıkma" eylemine karşı üstü kapalı eğlenceli yaklaşımı ile beni adeta gündemin ferro-alakasız bir başka boyutuna götürdü: "ne oldu sizin iskandivya'da yaşam hayallerinize? 😁😂"

Al sana, anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getirmelik yavşak ve sarsak bir gün daha.

Ehüehüehü, Tanrı belanı kanırtmasın, ya nasıl oldu da bu karanlıkta yaşamaya çalışma işini biz kendi kendimize İskandinav ülkelerinde yaşamaya bağlayamadık? Lan çok eğlenceli lan. Düşünsene, Norveç'te yaşıyormuş gibi amk!

Çünkü oralarda yılın 6 ay kadarı karanlıktı, biz nasıl akıl edemedik ayol? Şimdi tam oldu, ekvatordan bir kaç paralel yukarıda olmamıza rağmen İskandinav kültürünü iskadivan rahatlığında yaşayabiliyoruz artık. Çünkü kuzeyle aramızdaki tek benzersizlik 6 ay süren karanlığımızdı. Hayaldi gerçek oldu. Gerçekten interesting bir hayaldi yalnız. Ve oldu.

İçler acısı kalitesizlikteki espiri yeteneğinizle orda burda sevimsiz ve şık olmayan espiriler yapmıyor musunuz? Ve ayrıca, sanki İskandinav ülkeleriyle aynı refah seviyesindeymişiz gibi konuşmuyor musunuz, ifrit oluyorum.

İşin bir başka içler acısı ve ilginç tarafı, Norveç'ten filan bir pasaport bulsa, yeni gelinin sike sarıldığı gibi üzerine atlar böyleleri. Başkalarının hayallerini küçümseyip hedeflerini değersizleştirirken kendi altlarını güçlendirirler hafiften hafiften.

Senin daha kışın yolu kapanan, içinde okulu, hastanesi falan olmayan, doktorun uğrayamadığı köylerin varken, okul olmadığı için saçma sapan yerlerde yanarak ölen çocuklarınla ancak bir facebook iletisi ile yüzleşmişken, iki kilo kar yağdı mı okulların tatil edilirken, ülkenin içinde düzenlenmek istenen sosyal faaliyetlerin bir bir iptal edilirken sen hangi beyninle benim İskandinavya'da yaşama hayalime bok attığını sanıyorsun? Olacakları ben sana söyleyeyim, İskandinav ormanlarından daha karanlık bir yobazlığın içinde kaybolup gidecek o cılız ışığın. Sen ise hala saçma sapan aforizmalar ve birbirinden değersiz anektodlarla "bezediğin" facebook profilinin durum güncelleme kısmında yaşayıp gideceksin.

Ya gerçi neyin tam ki aklın tam olsun amk şorolosu. İskandinavya demek medeniyet demek, insana saygı demek, etik demek, halsiyet demek, şeref demek. Senin gibi bir kaç hücresi bir araya gelmiş ilkel yaşam formu nereden bilecek bunu? Salla başı al maaşı amk bilmem nerenin bilmem ne müdürlüğünde.

Yani kısaca, yaşadığın zaman dilimindeki saatinle bir saat oynanmadı diye İskandinavya'ya yetişmiş olmuyorsun. O trene yetişmek için daha bir milyon fırın ekmeen var. Tabii yarın yiyecek ekmek bulabilirsen.

By.


Ne oldu bizim İskandinavya hayallerimize? Anlatayım. Ne oldu bizim İskandinavya hayallerimize? Anlatayım. Yazan: xCoach Incompréhensible Tarih: 22:30:00 Puanlama: 5

Hiç yorum yok: