Adana treninin camından fırlattığım tangam

Bir önceki yazıda sipariş ettiğim ve açık arttırma usulü üzerime kalan seksi (?) iç çamaşırı alışverişi bana yine benzer leşlikte başka bir alışverişimi hatırlattı.

Yine büyük ihtimalle GG üzerinde erkek iç giyim kategorilerini buhurlu gözlerle arşınlarken bu sefer basbayağı ödemesini kredi kartı ile yaparak bir başka seksi (?) iç çamaşırı aldım. Beyaz ve iğrenç bir kumaştan yapılmış ağının kenarına döküm bir demir takılmış ve demire de incecik mayo kumaşından üç tane halat bağlanmıştı. Ve ben bunu yine kendi vücüdumla barışmayı bir türlü başaramayan bir sefil olarak giydim.

O zamanlar Adana'da düzenli görüşüğüm bir kolim vardı. Beni kırmızı arabasıyla istasyondan alır evine giderdik ve sabaha kadar onunla birlikte olurdum. Ben deli gibi bir seferinde ona o iç çamaşırını giyerek gittim. Hiç düşünmüyorum tabii Adana sıcağında giydiğim tanganın bedenim üzeride yaratacağı saçma sapan histerik alerjik etkiyi. Mersin'den Adana'ya gidene kadar götümün arası pişti. Adamın evine gider gitmek üzerimden yırtarak çıkardım onu ve çantamın derinliklerine attım.

Tüm haftasonumu orada geçirme ihtimalime karşı yanıma yedek pamuklu donlarımdan almıştım tanrıdan ki de o haftayı öyle geçirdim. Yırtık tangayı da Adana'dan Mersin'e gece karanlığında dönen trenin camından dışarı Yenice'ye varmadan fırlatıp attım. Umarım masum köylünün birisi bulup da üzerinde farklı ve saçma sapan hayaller kurmamıştır...

Share:

0 yorum:

Yorum Gönder