Büyük gösterimli kilotlarımın hazin sonu

Madem böylesine leşleştiğimiz ve seviyemizin yine tuvalet zeminini süpürdüğü bir dönemdeyiz, bu sefer daha yakın zamandan bir iç çamaşırı hikayesi...

Bilenler bilir (ki burdan en fazla 3 koli düşürmüşümdür) benim küçük coach uzunluk yönünden biraz sıkıntılı ve ben bunu göreceli olarak bir süre kompleks yaptım. Bir yandan da daha sonra görüştüğüm bir psikolog vasıtasıyla öğrendiğim güç ve arzuyu kamçılayan kumaş pantolon - beyaz gömlek kombinasyonları ile bir türlü oturmak bilmeyen kişisel karakterim üzerinde son oynamaları yapıyorum.

Bu sefer düzenli olarak alışveriş yaptığım sitelerden geriye kalan e-mail artıkları vasıtasıyla ulaştığım ve başlı başına erkek iç giyim üzerine hizmet veren bir siteden alışveriş yaptım: büyük gösterimli kilot.

Sokakta yürürken anca kaldırırsam bacaklarımın arasında bir şey varmış gibi durduğu için gerek yürürken gerekse halihazırda dururken biraz "belli" olsun diye bu kilotlardan iki tanesini tanesini 48TL'ye alma gafletinde bulundum, hatta 12 de taksit yaptırdım.

Bunlar bir geldi, aman tanrım, yüce Jesus, XXL diye aldığım şey anca M; hatta kendimizi biraz daha Avrupai bir kıstasla yargılarsak belki L. Oflaya poflaya bir şekilde içine girdim ama bu sefer bacaklarımın birleştiği yerleri kesmeye başladı. 100 lira vermişim 2 tane dona, iade de almıyorlar; zaten böylesine saçma sapan bir şeyi alacak özgüveni de nereden bulduğumu hala merak ediyorum. Annem görse kesin anlayacak... Bacak lastiklerini çıkarıp bunları bir süreliğine penye gibi giydim ama sürekli kayıyor ve bacaklarımın arasında düzelttiğimde inanılmaz bit haz yaşatıyordu. Sonunda annem bir şekilde ele geçirip çamaşır makinasına attı ve çıktıklarında ikisinin de önündeki sünger 5'e katlanıp 4'e çarpılmıştı.

Attım.

Share:

0 yorum:

Yorum Gönder