"Kadın" kelimesinden utanmaya başlamak...

Yeni ofisimde de bir süreliğine telefonlara bakarak alınacak olan yeni elemanların koordinasyonun sağlamakla yükümlendirildim ve siz benim telefon bakmak konusundaki histerik hastalıklarla bir tutulabilecek tutumumu zaten biliyorsunuz.

Ofisimize yeni alınacak olan personel 3 tane; 2 tanesi depoda beden işi yapacak (hayır, fuhuş değil) bir tanesi de ofisin içinde getir götür, temizlik ve çay servisi gibi bir görev alacak. Gelen yaklaşık iki milyon telefon içinden yalnızca 3 kişinin görüşmeye gelmesi neticesinde birileri mutlaka başlayacak ama ne zaman ve nasıl, o soruların yanıtı bende değil at the moment. Fakat birinin kıllı bir bear olmasını ve onunla gizli bir aşka yelken açmayı umuyorum.

Ofis personelinin "kadın" olacağını söylediğimde karşımdakilerin afallamasını muhtemelen Ege'nin karşı kıyısından dahi hissederdim. "Kadın alınacak" dediğimde "bayan" diye düzeltenleri mi ararsınız yoksa "bayan" dahi diyemeyip "ha öyle biri mi alınacak" diye kıvıranları mı... Abi siz Ege'nin, İzmir'in suyunu içmiş havasını solumuş insanlarsınız, niye afallıyorsunuz deniz görmemiş kırsal bozkırlılar gibi?

Bir süre sonra ben de "kadın" demekten utanır hale gelmeye başladım. İşin beni en çok yaralayan tarafı ise bu. Sanki bir küfürmüş gibi gelmeye başladı kulağıma. Fakat yılmadım. Kadınlar "bayan" değildir, kadınlar kadındır. "Bayan" denilen saçma kelimeye karşı zaten alerjim var ve Türkçe'den çıkıp gittiği günü görmek için sabırsızlanıyorum...

Share:

0 yorum:

Yorum Gönder