Yıllar sonra ilk kez bir erkeği düşünerek kendime dokunuyorum.
Uzansam erişip alabileceğim, geçkin zevklerime hemen şimdi alet edip sonrasını düşünmeden dolunaya günahlarımı ortak edebileceğim...
Zevkle irkilmiş meme uçlarımı ılık bir nefesle emdiği düşünüyorum.
Hafif hafif ısırıyor, o ısırdıkça yükseliyorum, yükseldikçe kafam gökyüzündeki dolunaya daha çok yaklaşıyor.
Beyaz çiçeklerin kendine has, baharı çağrıştıran ve içimizi umutla kaplayan otsu kokusu dolduruyor odayı.
Uzaklaşıp elini ağzına götürüyor, dişlerinin arasında iman tahtamdan bir kaç kök kıl kalmış. Çıkarıyor baş ve işaret parmağıyla tutarak.
Elim istemsizce toplarıma gidiyor, parmak uçlarım dolaşıyor kıllı cevizlerimin üzerinde.
Kalçalarımı sıkıyorum, billurum daha da ortaya çıkıyor, kamışım içeri kaçıyor, sert ama ufacık.
Şiddetle gidip geliyor elleri bedenimde, ama dur diyor içimden bir ses aynı anda, biraz sıvı değiyor kalın parmaklarıma. Burun deliklerime beyaz çiçeğin kokusu var.
Siyah slibimi çekip çıkarıyor bacaklarımdan.
Şimdi üstüm gibi altım da çırılçıplak.
Dolunayın ölü ışıkları vuruyor ıslak meme uçlarıma.
Bir başka erkeğin olduğunu hayal ediyorum. Penis başım daha da hassaslaşıyor aklım başkasına kayınca. Daha iyi alıyorum beyaz çiçeklerin kokusunu.
Tek bacağımı ayırıyorum, bir dörtgen gibi açılıyor vücudum yatağa. Gerginlik had safhada, biraz krem biraz naz ve biraz da odaklanma her şeye iyi gelecek.
O, bir kaç günlük seyrek sakalını kaplayan çenesi billurlarıma değsin, dolgun dudakları emilmekten solgunlaşan kamışımdan nektar içsin, giydiği o koyu mavi kot ona dar gelsin, hatta satenle karşılık beyaz pamuklu gömleğinin yakasından tüten olgun erkek kokusu burun deliklerimi doldurup beynimi uyuştursun.
Tek şahidimiz de vazonun içinde, nasılsa bir kaç güne geldiği yere geri dönecek.
Kasıklarımdan başlayıp birinden siyah satenden nir erkek kilodu sallanan bacaklarıma, oradan kutsallığıma, oradan beyaz kıllarla kaplı göğsüme; oradan da beynime şakaklarıma uzanan zevk dalgasına aldırmadan beni eliyle boşaltsın...
Ilık ılık; sonsuza dek sağsın sütümü.
Dolunay yıkasın günahları, bir kaç dakikalık buz gibi duşa bakar pişmanlık, sessiz şahitleri de hallederiz...
0 Yorumlar