Sessiz ve büyük bir beklenti

Eve gidip sevişelim hadi dediğinde kıyıdaki pizzacıda güzel birer pizza yemiş ve sahile park ettiğim arabanın içinde öpüşüyorduk. Kırklı yaşlarının sonunda - hatta ellilerinde bile olabilir, olgun, fit görünümlü, gri saçlı ve öpüştüğümüzde dudaklarımı gıdıklayan bıyıklarıyla tam da hayal ettiğim gibi biriydi, nihayetinde olmuş muydu?

Sana kahve yapayım mı diye sordu eve girdiğimizde; ikimiz de şehvetle yanıyor, henüz beyaz çarşaflı yatağa girmeden, camdan giren serin deniz havasına aldırmadan kalkmış erkekliklerimizi saklama gereği duymuyorduk.

Üstüme uzandı ve boynumdan öptü. Boynumdan öpülmesini hep çok sevdim. Yumuşacık dudakları kulak memelerimde önce ateş gibi ardından da serin bir buğu bırakırken elleriyle kalçalarımı buldu. İçindeyken gözlerine bakmak istiyorum.

İçimde olmasını istiyordum. 

Sessiz ve büyük bir beklentiyle uzamış ve kalınlaşmış olgun erkekliğinin üzerine İnce, tırtıklı ve ultra haz vermeyi vaadeden kondomlardan birisini takmasını seyrettim, üzerine bolca kayganlaştırıcı döktü ve iki parmağıyla beni de kayganlaştırdı.

Aman tanrım, o kadar iyi ki. Ne kadar iyi hissettiriyor bu.

Teklifsizce iki parmağını en özel yerimden içeri iteklemesine izin veriyorum, sertleşmiş penisim kontrolüm dışında kasılıyor ve daha da dikleşiyor.

Güzel, darsın. Hep dar severim.

Az sonra içime giriyor yavaş yavaş, önce başını sokuyor ve acısını alıyor. Kelepçe gibi sıkıyorsun biliyor musun, bu gidişle hepsini sokmadan boşaltacaksın beni.

Halbuki öyle bir niyetim yok, kendiliğinden oluyor.

Boynumun altından yakalayıp başımı yukarı doğru çeviriyor, yatağın ucunda bir rüya kapanı asılı. Dikkatim dağılıyor ve vücudumun kasılması yavaşlıyor; güzel, böyle devam et.

Şimdi içimde ve ritmik olarak kasılıyor.

Hissediyorum ve ben de kasılıyorum.

Kulağıma eğiliyor ve fısıldıyor; içine akıyorum. 

Yorum Gönder

0 Yorumlar