Şeyim kalktı

Adana – Mersin – Adana güzergahında bindiğim tüm trenlerin yenilenmiş olmasına hala alışamadım. Hayatımda gördüğüm en pis – hem maddi hem de manevi – insanların bu şehirde yaşıyor olmasının bana verdiği toplumsal bütünleme haddi sayesinde bu trenlerin bu halka çok fazla olduğunu iddia ediyorum. Nelerine gerek mesela; Adana-Mersin arasını kırk beş dakika da gitmeyiversinler; bir saat yirmi dakika bile kendilerine çok… Bu şehirlerin birisinde yaşasanız, her konudaki muhteşem fikirleri ve çözüm önerilerini dinleseniz, icraatlarını görseniz benim söylediklerimin az bile olduğunu anlarsınız.

Bu trenlerin birisinin imdat frenini şehirden ayrılmadan hemen önce ya çok erken bir saatte ya da çok geç bir saatte indirmek istiyorum. Türbanlı ama kolları altın bileziklerle dolu (buradaki altın kelimesinin bu çevre için artık teneke ile eşdeğer olduğunu biliyor olmalısınız; yoksa kim cesaret edebilir ki trene birkaç milyarlık altın bilezikler ile binmeye), ucuzlukla basitlik arasında gidip gelen orta yaşlı, kart sesli ve yayvan ağızlı kadının bağırıp kendisini trenden atmasını zevkle izlemek istiyorum.

Şu anda Erciyes Ekspresi’nin 2. Vagonunun 44 numaralı koltuğunda Kayseri’ye varmaya çalışıyorum. Yaklaşık 27.5km’lik bir hız ile yol alırken neden kısa mesafelerde otobüsü tercih ettiğimi ve neden etmem gerektiğini daha iyi anlıyorum. Umarım Kayseri’ye kadar bu hızda seyretmeyiz. Bu tren hızlanmayacak mı!?

Meraklı teyze: m, Coach: c
M: “Yolculuk neriye evlağdım?”
C: Kayseri’ye teyze (yolda yabancılarla konuşmuyorum - tribi)
M: Öğrænci misin?
C: (Sanane? Hayır yani SA-NA-NE!) Hayır teyze, mühendisim.
M: Öyle mii! Bizim oğlanda zııtırı üniversitenin pıtırtı mühendisliğini bitirdi. Sen ne mühendisi oldun?
C: Ne kadar sevindiğimi bilemezsiniz… (Kulaklık yeniden kulağa) Genetik, teyze.
M: (Kafasını anlamış gibi sallayıp aslında anlamayarak) GDO’lular ne olacak yavrum? Nasıl anlayacağız? (Burada tahtaya tıktık yapılıyor) Her yerdeler maazallah…
C: (Ne biliyim ay? Genetikçi miyim ben? – Evet, öyle biliyor) Bahçede yetiştirin.
M: Kayseri’de kız arkadaşın mı var?
C: Hayır teyze, erkek arkadaşım var.
M: Oh pek güzel. Çocukluk arkadaşııın?
C: (Çattık karıya) Yok teyze, başka…
M: O zaman asker arkadaşın…
C: (seni şimdi yolucam ha.) Kocama gidiyorum teyze.
M: (Gözleri patlayarak yanımdan uzaklaşır) …

Bu trende yemekli vagon yok ve benim yiyecek stoğum tükendi. Gözümün önünde Adana kebapları ile bir porsiyon tavuk uçuyor şu anda. Birileri bu trene acil olarak yemekli bağlayabilir mi!

Ay bu şişko kondüktör ne sıktı vagonun içine ya? Hoşla iğrençimsi arası bişey. Lilyumla Benadril arasında gidip geliyor vagon yalpa yaptıkça. Karnımda aç ama pek yiyecek bir şeymiş gibi kokmuyor. Kız! sinir gazı suyu olmasın! Kremkaramel’in üzerine iyilik sağlık; resmen şeyim kalktı! Birazdan kusabilirim! Zaten midemde bir şey yok, olmayanlarda gidecek! (“şeyim” den ne anladınız siz? İçiniz fesat, başka bir şey demiyorum size) Böğk! Nasıl sallanıyor bu vagon!

En son bu kadar midem bulandığında Yenikapı-Kadıköy deniz otobüsündeydim. Birkaç yüzyıl öncesindeymiş gibi geliyor şimdi o günler. Tren deniz otobüsüne de benzemez; “durdurun inecek var” denmez Yenikapı açıklarında. Tanrım söz; bir daha yola çıkmadan önce Doritos Alaturca, yoğurt ve kola yenip içilmeyecek yola çıkmadan önce.

İskarpinlerimi çıkarıp treni iteklemeyi düşünüyorum. Saat 22.30 oldu, şu an itibari ile varmamız gerekirken hala Kayseri’nin bir köyünün istasyonunda kağnı hızıyla ilerliyoruz. Kalkıp bir dilek-şikayet formu doldurayım bari…

8 yorum:

  1. öğğğhaahah :D geçen aylarda izmir-aydın seferi yaptıydım, tadı damağımda kaldığından beridir istiyorum yine bir tren seferi. bu sefer king-boy olsun ama. öte yandan böyle sallanmalı durumlarda benim cidden şeyim kalkar. misal varyanttan dolana dolana şehirmerkezine inen otobüste şeyim gıdıklana gıdıklana kalkar, o zaman da otobüsten inerken mahcup olurum :D meraklımelahat teyzeyle muhabbetinize bayıldım, koptum yarıldım efem. yol hikayelerin hiç bitmesin :D

    YanıtlaSil
  2. Diyaloğa bayıldım :D Hızlı tren tamamıyla oturmadan trene binmem ben. senin hesap saatler süren yolculuklar yaşadım, otobüsü tercih ederim. =)

    YanıtlaSil
  3. ayınınteki, alemsin. o halde varyanttan inme notunu alıyorum defterime :D
    gta, :)

    YanıtlaSil
  4. coach: ben de dedim üzerine bir şişe su boca etme vakası daha mı yaşanacak acaba? ama değilmiş, çok fesatım çokkkk :)) ayınınteki: seninle konak tarafına aynı otobüsle giderken paranoyalar yaşayacağım demek ki :D

    YanıtlaSil
  5. o biraz önce kayseri'de yaşanacaktı :D fark ettim senin durumu :) düşünsene; at'ninki kalkıyomuş Varyant'ın Karataş ucunda :) o otobüste olup yüz ifadesinin fotoğrafını çekmeliydim :P
    bana e-posta adresini bırak. seninle fotoğraflarımı yarıştırmaya karar verdim :))

    YanıtlaSil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  7. ama cidden kalkıyo. hele tekerleğin üstündeysem zonk zonk. onun için bir çözüm geliştirdim. içimden üç haneli sayıları çarpıyorum. (iki haneliler kesmeye biliyo çünkü) misal 495 x 589 =? beşle dokuzu çarp ordan dördü tut derken beyin oyalanıyor şeyim de duruluyor. ama bazen numaramı yutmuyor işte o feci. kötü aletlerinize emel etmeyin lan beni :D

    YanıtlaSil
  8. anladık ayınınteki. monstersin. :cool: :P

    YanıtlaSil