Yüzümde bir antidepresan gülümsemesi: enerji somurtma haftası

Kendimi aşağılanmış, hırpalanmış, zedelenmiş ve bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de kullanılmış hissetmeme sebep olacak bir long-weekend geçirdim bu sefer.

İnsanların diğerlerini acımadan nasıl kullandıklarını, çıkarları çerçevesinde nasıl da hırpaladıklarını ve buna rağmen her seferinde mağdur kalmayı başardıklarını anladım. Bunu bana bir tane ibnenin yapmasına izin verseydim kesinlikle onu dün gece filan yolmuştum.

Çıkarcılık desen zirvedeydi, sığlık desen bilek boyu; palavralar çuvalla ve yalakalıktan akan salyalar bir varil.

Hayata dair, aşka dair yada hayatını iyileştirmeye dairse hiç bir şey yok elde; tanımı enli boylu yapılmamış bir özgürlük arayışı ve kendi kendini zincirleme reaksiyonu. Of, sıkıldım.

Bir ara 'dayanamıyorum, bana alkol getirin' diye bağırdığımı bile hatırlıyorum İmge Kitabevi'nin kafesinde.

'Benim hayatımda böyle insan kalmış mı ya?' mı demedim yoksa 'hala bu lavuğu hayatımda neden tutuyorum?' diye mi sormadım kendime? En fazlaysa birinin hayatındaki eğlencelik ibne imgelemimden tiksindim. Bunu yedir, içir, arabayla gezdir, bangır bangır popüler müzik dinlet, onlara eşlik etsin; senden iyisi yok, best of'u sensin.

Kıskanç, cahil, hazımsız, yüzsüz, sonradan görme, ucuz rol kesme, sığ, çıkarcı, beleşçi ve döneğin teki olduğunu kim bilir nerede haykırıp içimi rahatlatacağım yüzümde bir antidepresan gülümsemesiyle (#np Model - Antidepresan gülümsemesi)?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamam, peştemalli ahlak bekçileri ve herşeye rağmen iş tutan lateks gaylar

İzmir'deki şer yuvası: Kemeraltı coğrafyası

Dostluk anlayışınızın içine tükürme zamanı.